Sen bir mıknatıssın şeffaf ve ben, çekilirken sana içimdeki alelade metal parçalarıyla, kan şekerim düşüyor, ağzım düşüyor, ellerim.. En çok da ellerim düşüyor!
"Bu sıralarda, insanların birbirlerini aramaları, bulmaları ve birbirlerinin içini seyretmeleri için konuşmanın neden muhakkak surette lazım olmadığını, neden bazı şairlerin boyuna, tabiatın güzelliği karşısında yanlarında konuşmadan gidecek birini aradıklarını anladım."
"Şimdi ben gidiyorum.
Fakat ne zaman çağırırsan gelirim..."dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamadım.
O da bir an durdu ve ilave etti:
"Nereye çağırırsan gelirim!"