Zaten insan en tatlı, en bahtiyar anlarını bile, ilerde geleceğini tasavvur ettiği felâketli ve karanlık günleri düşünerek karartmaktan kendini alamaz...
Dönelim... Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır
çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü
kabuklarına sığınmaktır... Olsun dönelim biz yine de. Bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var.
Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın
görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dönelim. Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür hanım.
Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. Küçücük
avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın
binlerce engeli yığıldı önümüze. Hangi birini yenebilirdik
bunca olanaksızlık içinde. Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece.
Şükrü Erbaş
Öznem vurulmuştu, yeni bir ad bulana kadar zamirdim.
Severken pus, öperken kuş, sevişirken terli demirdim.
Karanlık hazretlerini gördüm sende, ölümüne eğildim.
Küçük İskender