Yaşıyoruz öylesine; derine inmeden, hiç düşünmeden... Varoluşumuzun nedenini bile bilmeden... En son ne zaman sorduk kendimize "Yaşama amacımız ne?" diye! Hikayenin sonuna geldiğimizde ne olacak diye! Cevaplardan mı korkuyoruz yoksa soru sormaktan mı kaçınıyoruz sence?
Başını birden bana çevirerek:
"Neden bana bu kadar dikkatli bakıyorsunuz?" dedi. Bu sual aynı zamanda benim kafamda da canlandı: Nasıl oluyordu da, hiç çekinmeden, bir kadına belki ilk defa olarak bu kadar dikkatli baktığımı aklıma getirmeden, onu uzun uzadıya seyrediyordum? Ve nasıl oluyordu da hala, o bu suali sorduktan ve gözlerini bana çevirdikten sonra bile, cesaretimi kaybetmeden ona bakmakta devam ediyordum. Beni de hayrete düşüren bir cesaretle "İstemiyor musunuz?" dedim.
"Hayır ondan değil, sordum işte... Belki istiyorum da onun için sordum."