"Bir maşrapa su döker gibi abdest alan sevgilinin avuçlarına, döküldüm çözülmez bir gece lisanından aşkımı ıska geçen cehennemin yol yordam bilmez yabancısına.
Çakala ekilmiş güvercin tohumuydum Yaralı bir tanrı kaçırdım sırtımda taşıyarak terkedilmiş hatıralardan. Şimdi hatırlıyorum da bir atom bombası gibi düşmüştün dudaklarıma."
Küçük İskender
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, "Bu öyle olmayabilirdi!" düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.