Bazı şeyleri anlatmak iyi bile geliyor. Tabi herkese değil yabancılara.
“Yabancılara mı?”
Tabii. Sırlar tanıdıklarla paylaşılmaz ki, dönüp dolaşıp bir şekilde karşınıza çıkarlar yoksa. Sırdaşınız çenesini tutsa da, zamanla garip bir borçluluk, suçluluk, öfke duymaya başlıyorsunuz. Ondan çekiniyor, laf aramızda nefret bile ediyorsunuz.
Ama işte, insanlık tarihi nicelerini görmüş olsa da naçiz varlığım için ilkti. Sizin için yeni olan, dünya için de öyledir. Zira dünyanızın hudutları kalbimizin ebadıyla ilgilidir.