Eren

Eren
@ernzcanli
Bu* 1944’te Dostoyevskiyi okudum, o günden beri huzurum yoktur. Psikolojik sorunlardan dolayı kapalıyız
29 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Taşları yemek yasak!!!
Puan vermedi·315 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
ormanın derinliklerinde yürümekte olan avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş. levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış: taş yemek yasaktır. bu alışılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış. levhanın asılı olduğu ağacın önündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş. mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış: "zihnine takılan soruyu biliyorum. şimdiye kadar taşları yemeyi yasaklayan bir uyarı levhası hiç görmedin, çünkü insanların taş yemeye zaten ihtiyaçları yok. insanları zaten yapmaya eğilimleri olmayan bir konuda uyarmak niye? insanlar arasında taş yeme âdeti yoktur, onlara yapmayacakları şeyi yapma demenin ne anlamı var? ancak şuna dikkat et: insanlar arasında âdet haline gelmiş öyle davranışlar, öyle alışkanlıklar vardır ki, bunlar insan için tıpkı taş yemek gibidir. eğer zararı bakımından düşünürsen taş yemekten çok daha büyük tahribat yapan işlerdir bunlar. bunlar taş yemek kadar budalaca, insanın öz niteliklerine yabancı tutum ve davranışlardır. eğer insanlar acınacak baldeyse, insanlar arasında zulüm, haksızlık, merhametsizlik, yozlaşma ve ihanet hüküm sürüyorsa bunun sebebi insanların sanki taş yermişçesine yedikleri bunca nesneden, taş yemeye mümasil tavırlarından doğmaktadır. senin levhayı gördüğün yerde bir pınar olmuş olsaydı ve ben oraya su zehirlidir yazmış olsaydım sen bunu mânâlı bir söz sayacak, yerinde bir uyarı kabul edecektin. büyük bir ihtimalle de benim ayak izlerimi takip edip buraya gelmeyecektin. çünkü yasaklanan şey senin akhna uygun gelecekti. gerçekte suyun zehirli olduğunu yazan insanın emrine uymuş olacaktın. kendi aklına uyduğunu sanarak benim keyfime uygun davranmış olacaktın. ama orada taş yemeyi yasaklayan bir levha görünce ve
Taşları Yemek Yasakİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 20244,070 okunma
Reklam
Puan vermedi·56 syf.··
2025 7. kitabı
Eric-Emmanuel Schmitt’in Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri adlı romanı, küçük ama çok derin bir hikâye anlatıyor. Başkahraman Momo, Paris’te yaşayan Yahudi bir çocuktur. Yalnız, sevgisiz ve mutsuz bir hayat sürerken, mahallenin Müslüman bakkalı Mösyö İbrahim’le tanışır. İbrahim, hayatı dinginlik ve bilgelikle yaşayan bir insandır. Momo’ya sevginin, huzurun ve hoşgörünün kapısını açar. Aralarındaki ilişki zamanla baba-oğul bağına dönüşür. Bu süreçte Momo, hayatı anlamayı, küçük şeylerden mutlu olmayı ve farklı dinlerin aslında insanı birleştiren yönlerini görmeyi öğrenir. Kitabın ana mesajı çok net: Sevgi, hoşgörü ve insanlık, din ve kimlik farklarından daha değerlidir. Bazen gerçek aile kan bağıyla değil, kalpten kurulur. Bu yüzden eser, hem duygusal hem de düşündürücü bir yolculuk sunar.”
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,3bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2024 13. kitabı
İnsan psikolojisi çok iyi analiz eden ve günümüze ışık tutan Zweig bu eserinde; sevgi deposu dolmamış hasta ve iletişim problemleri yaşayan, 12 yaşındaki Edgar’ ın iç dünyasını anlatmaktadır. Kısa süreliğine tatile çıkan, genç ve kadın avcısı Baron, Edgar ve annesine ulaşmak için Edgarı bir araç olarak kullanması sonucu, bir çocuk acı ve yıkımlarla yetişkin dünyasına adım atmasını ele alıyor. Çocuğun karışık duygularını ve hissettiklerini bize çok iyi işlemiş bir eser Keyifli okumalar dilerim
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma