İnsan bazen kendi olmaktan yorulur. Bir başkasına dönüşmek, daha az düşünmek daha az vermek, daha fazla bencil olmak ister. Daha az insanla tanışmış olmak, hatta bazısıyla hiç tanışmamış olmak ister.
Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimsede uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim atmadım ; kötü yaşım korkusuyla hiç yaşamadım. Bana acımayın ben kötüyüm; sizlere karşı kötü duygular besledi içimde. Beceriksizliğimden uygulayaamadım kötü düşüncelerimi. Sizleri kıskandım, küçük gördüm, bayağı buldum: bana yapılmasını istemediğim kötülükleri sizlere yapmak istedim. Fırsat bulunca da yaptım. Dün gece rüyamda biri beni öldürdü. İçimin boşaldığını hissettim. Ben de ne işkenceler düşünmüşümdür bana kötülük edenler için. Beni de öldürmelerini istiyorum artık çünkü artık olduğum gibi kalmaya dayanamıyorum. Yalnız beni öldürürseniz kötülüklerim gizli kalacak. Onları bir sır gibi mezara götüreceğim: gene aldatacağım sizleri. Gelin hep birlikte önce yaşarken öldürelim beni.
ormanın derinliklerinde yürümekte olan avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş. levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış: taş yemek yasaktır. bu alışılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış. levhanın asılı olduğu ağacın önündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş. mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış:
"zihnine takılan soruyu biliyorum. şimdiye kadar taşları yemeyi yasaklayan bir uyarı levhası hiç görmedin, çünkü insanların taş yemeye zaten ihtiyaçları yok. insanları zaten yapmaya eğilimleri olmayan bir konuda uyarmak niye? insanlar arasında taş yeme âdeti yoktur, onlara yapmayacakları şeyi yapma demenin ne anlamı var?
ancak şuna dikkat et: insanlar arasında âdet haline gelmiş öyle davranışlar, öyle alışkanlıklar vardır ki, bunlar insan için tıpkı taş yemek gibidir. eğer zararı bakımından düşünürsen taş yemekten çok daha büyük tahribat yapan işlerdir bunlar. bunlar taş yemek kadar budalaca, insanın öz niteliklerine yabancı tutum ve davranışlardır. eğer insanlar acınacak baldeyse, insanlar arasında zulüm, haksızlık, merhametsizlik, yozlaşma ve ihanet hüküm sürüyorsa bunun sebebi insanların sanki taş yermişçesine yedikleri bunca nesneden, taş yemeye mümasil tavırlarından doğmaktadır.
senin levhayı gördüğün yerde bir pınar olmuş olsaydı ve ben oraya su zehirlidir yazmış olsaydım sen bunu mânâlı bir söz sayacak, yerinde bir uyarı kabul edecektin. büyük bir ihtimalle de benim ayak izlerimi takip edip buraya gelmeyecektin. çünkü yasaklanan şey senin akhna uygun gelecekti. gerçekte suyun zehirli olduğunu yazan insanın emrine uymuş olacaktın. kendi aklına uyduğunu sanarak benim keyfime uygun davranmış olacaktın. ama orada taş yemeyi yasaklayan bir levha görünce ve