Asıl sistem, gerçek sistem, varolan sistematik düşünce yapımızdan, akılcılığın kendisinden başka bir şey değildir; bir fabrika yıkılır ama onu üreten akılcılık bırakılırsa aynı akılcılık hemen başka bir fabrika üretecektir. Sistematik bir hükümet devrimle yıkılır ama o hükümeti üreten sistematik düşünce kalıpları sağlam kalırsa o düşünce kalıpları daha sonra başka hükümetlerle kendilerini yineleyeceklerdir.
Bir zaman makinesi edinip modern bilim insanlarını antik Mısır’a yollayabilsek, hiçbiri yerel rahiplerin köylülere anlatıp durduğu kurguları teşhir edip evrimden, görelilikten ve kuantum fiziğinden bahsederek iktidarı ele geçiremezdi. Bilim insanlarımız bilgilerini bir kaç tüfek ve ağır silah yapmak için kullanarak firavun ve timsah tanrı Sobek’in karşısında ciddi bir üstünlük elde edinebilirdi. Ancak demir cevherlerine ulaşmak, maden ocakları kurmak ve barut üretebilmek için çalışacak çok sayıda köylüye ihtiyaç duyacaklardı. Bu bilim insanlarının enerjinin kütleye bölündüğünde ışık hızının karesine eşit olduğuna açıklayarak kitleleri peşinden sürükleyebileceğine inanıyor musunuz gerçekten? Eğer ısrarcıysanız, günümüz Afganistan'ı ya da Suriye’sinde şansınızı deneyebilirsiniz.