Okuduğu dizelerdeki büyüklüğü ve yaşam ışığını hissetmişti,ama bunu söze dökemiyordu.
Hissettiklerini ifade edemiyordu ve kendini,karanlık bir gecede yabancı bir gemiye binmiş,önündeki halatların nereye bağlı olduğunu anlamaya çalışan bir gemiciye benzetti.
Çok, çok, çok uzun zaman önce, yeryüzünde çok az insan varken hastalık da çok azmış. Fakat insanlar çoğalıp büyük şehir ve uygarlıklarda hep beraber yan yana yaşamaya başlayınca yeni hastalıklar baş göstermiş, vücutlarına yeni çeşit mikroplar girmiş. Bu şekilde milyonlarca ve milyarlarca insan ölmüş. İnsanlar ne kadar kalabalıklaştıysa gelen hastalıklar da o kadar korkunç olmuş.