Kızıl Veba

Jack London
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Lütfen dünyada kırk elli kişi kaldığını hayal edin bakalım!
8/10
·64 syf.·
2023 62. kitabı
Kitabı okurken yazarın hayal gücüne hayran kalmamak için hiçbir nedenimiz yok. Bilimkurgu filmlerine taş çıkartacak kısa ve kendi insanlığımızı sorgulayabileceğimiz bir roman. Hayal edin bakalım, dünya da bir salgın yayılmış ve bu salgın insanı insandan koparıyor. İnsanı insana karşı gaddarlaştırıyor, yalnızlaştırıyor. İnsanı insan olmaktan çıkarıp, yabanileştiriyor. Tam da böyle bir salgını anlatan güzel kurgulanmış ve anlatımı da bir o kadar iyi bir eser. Bir an kendimi korona virüsün ilk günlerinde hissettim ama sonrasında bu kadar da olamaz, yıllar öncesinden yazar bunu nereden bilebilir dediysem de, yazarın anlatımı beni bu hayale inandırdı. Bazen de kendimi Hz Nuh aleyhisselam'ın çağında tufanla karşı karşıya, insan neslinin bir parmakla sayılabilecek kadar azaldığını hissettim. Çok da uzun bir incelemeye gerek yok! Kesinlikle boş bir vaktinizde okuyunuz derim. Keyifli okumalar dilerim.
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
Veba Sonrası Dünya
Puan vermedi·64 syf.··
2023 8. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 17:58
Kızıl Veba, kısa hacmine rağmen yoğun bir distopik vizyon sunar. London, sadece bir salgın hikayesi anlatmaz; aynı zamanda modern insanın kibirini, toplumsal düzenin zayıflığını güçlü bir şekilde eleştirir. Eser, özellikle günümüzde yaşanan küresel krizler ışığında, ileri görüşlülüğü ve felsefi derinliği nedeniyle güncelliğini koruyan sarsıcı bir kitap. Jack London
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
7/10
·64 syf.··
2024 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 21:43
Granser ve çocuklar...Granser bir anlatmaya başlıyor :-) eminim çoğumuzun aklına Covid-19 zamanı, yaşanılan sıkıntıları, insanın ilkelleşmesi vs.... Eser 1900 lerin başlarında yazılmış. Ve sanki bugünü anlatıyor ve yarını anlatacak gibi ve ve gösterecek gibi... Belki de yoğun 2 gün geçirdiğimden kaynaklı bilemem fakat bana sanki çok akıcı gelmedi, yoğunlaşamadım. Belki de bunun birçok sebebi vardır.... Jack London bildiğim tanıdığım bir kalem, tarzı bu keyif alamazsanız bile bazen bazı eserlerinde, size bir çok gerçeği gösteriyor. İleri görüşlülüğünü.... Zaten bu eserde fazlasıyla gördük... Bazen öyle şeyler olur ki, insanın kendisi bile kendine şaşırır, yaptıklarına, dönüştüğü başka kimliğe... İnsan çaresizken her şeyi yapabilir... Bir sınır yok HER ŞEY YAPABİLİR ÇARESİZKEN İNSAN.... ..........Herkese Keyifli Okumalar Dilerim..........
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
Küçük bir mikropla uygarlıktan ilkelliğe doğru.
7/10
·64 syf.··
2024 18. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 16:52
İnsanlar doğar, büyür, çoğalır, gelişir ve üretir. Hep ileriye doğru bir yenilik ve gelişim içinde yaşarlar. Bu kitap böyle bir yenilik içinde nasıl ilkelliğe doğru gidildiğini çok güzel bir şekilde anlatmış. Küçük bir mikrop ve yayılma hızının insanlık tarihini nasıl etkilediği akıcı bir dille anlatılmış. Okurken geçmiş zaman dilimlerinde, tarih boyunca yaşanan salgınları, özellikle yakın bir tarihte yaşadığımız koronavirüs hastalığını anımsattı. İyi ki pandemi günlerinde denk gelip okumamışım bu kitabı. :) Jack London'u ve kalemini çok seviyorum. Yaşadığı zorlu hayatı, yaşayamadığı çocukluğu ve maddi imkânsızlıklardan dolayı eğitim hayatını kısa yaşaması ve buna rağmen bu kadar akıcı ve güzel bir dil kullanıp eserlerinde seçtiği konuların gerçek hayatla bu kadar güzel harmanlanması yazarı kıymetli kılmıştır. Kısa, akıcı ve tamamen konusundan dolayı insanın içine sıkıntı veren bir kitap, çünkü anlatılanlar olması mümkün, gerçekçi hikâyeler. Okunmasını rahatlıkla önerebilirim. Keyifli okumalar...
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
6/10
·64 syf.··
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2025 16:23
Kısacık bir kitap olmasına rağmen beklediğim gibi birkaç saat içinde okuyup bitiremedim. Çeşitli nedenlerle elimden bıraktığım kitabı tekrar elime almak için bir istek duymadım. Mecburmuşçasına okuyup bitirdim. Bu kitapla anladım ki Jack London okumak beni heyecanlandırmıyor. Yazarın muazzam bir hayal gücü var fakat çeviriden mi yoksa yazarın kendisinden mi bilemedim, kitaplar akmıyor. Yıldız Gezgini okurken de bu şekilde zorlandım. Şu 64 sayfayı okumak normalde olsa olsa 2 saatimi almalıydı. Bunu dışında aslında kısa bir öykü. Covid19 eğer daha şiddetli ve ölümcül bir hastalık olsa böyle mi olurdu diyeceğiniz bir kurgu olabilir. 2013 yazında ortaya çıkan kızıl veba hastalığı insanların yüzlerini kırmızıya çevirip bir anda bölümlerine neden olmasıyla büyük bir kaosa yol açar. Ve tabi ki insanoğlu çabucak yıkımlara, yağmalara ve şiddete başlar. Hayatta kalan bir avuç insan ise ilkel koşullara döner. Olayları ise ve adan 60 yol sonra torunlarına anlatan Granser'dan öğreniyoruz.
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2024 12. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 18:22
Selamün aleyküm herkese Eserin dili sade, akıcı. Başlangıçtaki heyecanı sona kadar taşıyamamış. Sonlar beni üzdü. Edebiyatçı birisinin eğitim vermesi kimyagere göre daha kolay. Baş karakteri çok zayıf göstermiş. Okumak isteyenler 1-2 saatlik güzel bir zaman diyebiliriz.
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
Köpükten Medeniyet
Puan vermedi·64 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 15:45
Felaketler insanları neye sürükler? Hangi davranışlar normalleşirken, hangi davranışlar anormalleşir? İnsanlık, kendini kısıtlayan bir durum olmadığında köklerine dönmeye ne kadar karşı koyabilir? Medeniyet dediğimiz yapı aslında ne kadar köpüktendir? Jack London, 1912 yılında yazdığı *Kızıl Veba* adlı kitabıyla, diğer tüm eserlerinde olduğu gibi, zamanının ne kadar ötesinde bir yazar olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kitap, yaşlı bir adam ile çevik bir gencin, dağ yolunda ilk insanların attığı adımlara benzer adımlar atmasıyla bizi karşılıyor. Yaşlı adamın adı Granser. Medeniyetin henüz ayakta olduğu zamanlarda güzel ve sevdiği bir yaşamı olan bu adam, tüm yıkımı gözleriyle görmüş biri. Belki de bu yüzden, belki de yaşlılığın getirdiği bir özellik, baktığı her yerde o muhteşem medeniyetten bir iz görüp gözlerinin dolmasına engel olamıyor. Ancak çevresindekilere anlatmaya çalıştığı o muazzam medeniyet, yarım yamalak deri giysiler giyen çocuklar tarafından anlaşılmıyor. Yeni yüzyılın ilk insanlarına göre bu anlatılar, avlanamayacak kadar yaşlı birinin ilgi çekici hikâyelerinden ibaret. Yine de Granser anlatmaya devam ediyor. *Kızıl Veba*'nın ne kadar kısa sürede insanın en ilkel ve güçlü duygusunu harekete geçirdiğini anlatıyor: hayatta kalma içgüdüsünü. Aynı zamanda şu sorunun da oldukça can sıkıcı bir cevabını veriyor: Eğer tüm kısıtlamalar ortadan kalkarsa, insan medeniyeti ne yönde hareket eder? Medeniyetin doğrultusu, kimin hayatta kaldığına ne kadar bağlıdır? *Kızıl Veba*, şu ana kadar okuduğum en sade ve temiz anlatıma sahip post-apokaliptik kitap olabilir. Jack London’ın karmaşık olayları yalın bir dille ve gerçekçi bir şekilde anlatma becerisi burada kendini fazlasıyla gösteriyor. Her kelimesinden büyük bir zevk aldığım bu kitabı, bu türü sevsin ya da
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2024 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2024 20:14
Artık bilindik olan kıyamet senaryosu, kısa ve net şekilde anlatılmış. Bir salgından sonra hayatın nasıl olabileceği üzerine bir hikaye. Sıkmadı, güzel ilerledi. Okunur.
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2024 7. kitabı
Sahip olduğumuz medeniyetin bir gün çöktüğünde neler olacağını anlatan bir kitap. Kesinlikle okunur. Hatta bazı dizilerin, filmlerin ve oyunların ilham kaynağı olmuş olabileceğini düşünsüğüm bir eser. Şoför isimşi karakter bize zalim ve acımasız geliyor fakat öyle bir ortamda doğal olarak var olan bir tipleme. Sonuçta vahşi doğada sadece güçlüler ayakta kalır. Vahşi doğada bir profesör olmanın pek işe yaramadığını, ana karakterimizle birlikte görmüş oluyoruz. Güzel bir eser ve çoğunluğa hitap ediyorur. Puanım 7/10
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma
"Hiç" lik
Puan vermedi·64 syf.··
2023 18. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 09:08
İste hayat bu kadar. Bir varsın bir yoksun. Bir anda koca bir dünyada tek başınasın. Yapa yalnızsın, kimsesizsin,caresizsin... Ne kadar acı ve korkunç. Bir hastalık ile bir medeniyetin, insanlığın yok olmaya başlaması. Bir tek salgın hastalık ile insanın bir anda vahşi bir hayvan gibi davranıp son kalan her şeyi de yok etme çabası. Nasılsa öleceğim. Öyleyse ne varsa kendimle birlikte yok edeyim. Yok ettiğimiz her şey bir gün bizden intikamını alacak. Doğa,hayvan her sey. Hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz. Oysa ki tek bir şeye bakıyor bitmemiz.Demek ki neymiş, insanın bir 'hiç' oldugunu bir salgın hastalık ile hayatının nasıl bir anda ters düz olduğunu, yitip yok olduğunu görmüş olduk. Onun için bitirdigin her şey bir gün senden intikamıni alacak. Sadece dünyanın merkezinde sen yoksun. Her şey senin için yaratılmamış. Silkenip kendimize gelme zamanımız geldi de geçiyor. Onun için "hiç"ligi düşün ve ona göre davran. Okunasi bir konu ve kitap.
Kızıl VebaJack London · Kapra Yayıncılık · 202147,8bin okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.