Eren Çakmak

Eren Çakmak
@errin_lighter
Ege Üni. Kimya Mühendisi
Adana, 25 Ocak 2002
12 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Kardeşimin gördüğü kızıl kahkaha. Cinnetin kaynağı orası, kanla kızıllaşan o topraklar ve ben havada onun soğuk nefesini hissediyorum. Dayanıklı ve kuvvetli bir insanım, önce vücudu, ardından da beyni çürüten o hastalıklardan yok bende, ama illetin beni de ele geçirmekte olduğunu görüyorum ve daha şimdiden düşüncelerimin yarısı benim olmaktan çıkmış durumda. Vebadan ve onun korkunçluklarından da kötü bu. Vebadan saklanacak bir yer bulmak, bazı önlemler almak mümkündü hiç değilse, ama ne mesafe, ne de engel tanıyan ve her yere sızabilen düşünceden nasıl saklanabilir insan? Gündüzleri karşı koyabiliyorum, ama geceleri herkes gibi ben de rüyalarımın esiri oluyorum ve rüyalarım dehşet ve cinnetle dolu...
Sayfa 52 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Evde mi? Hangi ev, ev mi vardı bir yerde? Kimse sözümü kesmesin, yoksa ateş etmeye başlarım. Evde her gün banyo yapardım. Anlıyor musunuz, su dolu bir küvet. Hem de ağzına kadar. Ama şimdi bazı günler yüzümü yıkayamıyorum bile, kafam kabuk bağlamış, uyuz gibi bir şey olmuşum ve tüm vücudum kaşınıyor, bir şey bedenimde geziniyor da geziniyor... Ben pislikten çıldırıyorum, siz ev diyorsunuz! Sığır gibiyim, kendimden iğreniyorum, kendimi tanıyamıyorum ve ölüm o kadar da korkunç gelmiyor artık. Şarapnellerinizle beynimi parçalıyorsunuz, beynimi! Nereye ateş etseniz, mermilerin hepsi beynimi buluyor. Ev diyorsunuz. Ne evi? Sokak, pencereler, insanlar, oysa ben artık sokağa bile çıkamam utancımdan. Semaver getirmişsiniz, bense bakmaya utanıyorum semavere. Beriki yeniden güldü.
Sayfa 15 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Karşımdaki soluk yüzün yerini ise şimdi kısa, küt ve kırmızı bir şey almıştı ve bu şeyden kan kötü resmedilmiş tabelalardaki mantarı yeni çıkarılmış şişelerden aktığı gibi akıyordu. Ve bu kısa, kırmızı ve akışkan şeyin içinde bir çeşit gülümseme devam ediyordu, dişsiz bir kahkaha: kızıl kahkaha.
Sayfa 9 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Devasa, yeryüzüne yakın ve korkunç güneş her tüfek namlusunda, her metal tokada göz kamaştırıcı binlerce minik güneşi tutuşturmuştu ve bu güneşler, her taraftan, sağdan, soldan ve alttan, apak olana kadar kızdırılmış süngü uçları gibi sipsivri ve bembeyaz giriyordu gözlere. Kurutucu ve yakıcı sıcaksa bedenin derinliklerine, kemiklere, beyne sızıyordu ve zaman zaman öyle geliyordu ki insana, omuzların üstünde sallananlar baş değil, sıra dışı ve acayip kürelerdi; hem ağır, hem hafif, hem yabancı, hem korkunç.
Sayfa 2 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat

Eren Çakmak

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
2023 2. kitabı
L. Frank Baum
8/10 · 18,1bin okunma