> Devrim dönemlerinde düşen ilk başa dikkat edin. Halkın iştahını açar.
> Ailesi ,ebeveyni bu dünyada kimsesi olmayan bir insan.Bu durumda hiç eğitim almamış , kimse ona aklını ve yüreğini geliştirmesi için özen göstermemiştir; o zaman bu bahtsız öksüzü hangi hakla öldürüyorsunuz? Onu tutunacak bir dalı , bir hamisi olmadan sokaklarda süründüğü çocukluğundan dolayı cezalandırıyorsunuz! Ona kendi dayattığınız dışlanmışlığın suçunu yükülüyorsunuz! Bahtsızlığının suç işlemesine neden olmasını sağlıyorsunuz!Kimse bu cahil adama ne yaptığını öğretmedi. Hatası kendinin değil kaderinindir.Bir masuma darbe indiriyorsunuz.
Veya bu masumun bir ailesi vardır; o zaman boynunu kestiğiniz darbenin sadece onu öldürdüğünü,babasının,annesinin,çocuklarının bu durumdan hiç etkilenmeyeceğini mi sanıyorsunuz? Hayır.Onun kellesini uçururken bütün ailesininde öldürüyorsunuz. Ve yine masumları yok ediyorsunuz.
>Akıl,duygu ve deneyim bizim içindir.Ölüm cezasının kaldırıldığı örnek ülkelerde bu cezayı gerektirecek suçlar her yıl giderek azalıyor.
> Suçlu bu suçu çıkarı yüzünden mi , yoksa tutkuların etkisiyle mi işlemiştir?
>Geleneklerin yozlaşmasını sanatın çöküşü izler.
> İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkûmdurlar.
> Ne yazık ! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek,onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar,cevap verir,konuşurken,sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!