Kızıl Veba /Doğum "dünün" kutlu olsun en sevdiğim kitabın yazarı!
Şimdi kapayın gözlerinizi ve hayal edin!
Bir salgından geriye kalan tek insan olsaydınız ne hissederdiniz?
O günleri yaşayan tüm tanıdıklarınız ölmüş, geriye bir siz kalmışsınız, bir de o günleri yaşayanların üç beş torunu...
Dünya nüfusu 400'lerde ve dünyanın geçmişine dair sizden başka bir şey hatırlayan kimse yok...
Kızıl Veba
Kızıl Veba
Yıl 2013!
Bulaşıcı bir hastalık
Etkisi altına aldığı herkesi en geç iki saat içinde öldürüyor ve ölene kadar bilincin açık...
Kısa sürede tüm dünyaya yayılıyor, her yerde kaos...
Yerlerde yatan ölüler,
Gömülmeyen cesetler,
Terk edilen şehirler,
Ve bu hastalığa bağışıklığı olan bir profesör!
En net salgınlarda görüyoruz sanırım kolektivizme karşı bireyciliğin ön plana çıktığını. Ya da insanlar hep bencil, işler iyi giderken kolektivist düşünce ile hareket ediyorlar.
Söz konusu kişinin kendi canı olunca ne yağmadan, talandan ne de diğer insanlara zarar vermekten geri duyuyor.
Covid süreci bunun en yakın örneği değil miydi?
Yalnızca kendini, kendi canını, kendi karnının tokluğunu düşünen insanları göstermedi mi bize?
Hiç düşündünüz mü binlerce, on binlerce yıllık emeğin ürünü olan medeniyet bir gün yıkılırsa ne olur, diye?
Her şeye sıfırdan başlamak mümkün mü?
Peki o günlerden kalan yegâne insan olarak her şeyin sıfırdan başlamasına şahit olmak nasıl olurdu?
Şu anki hayat ve bilginizle binlerce yıl geçmişte yaşayan insanların arasına düştüğünüzü düşünün! Cem Yılmaz'ın Arog filmindeki kadar sempatik olur muydu sizce her şey!
Okurken yer yer
José Saramago
José Saramago'nun