Öyle ki, bazen birbirini yeni tanıyan iki insan reddedilme kaygıları sonucu birbirlerine yaklaşamazlar; her biri diğerinin kendisini kabul etmeyeceğini düşünür ve aslında gelişebilecek bir ilişki bu nedenle başlatılamaz. O reddetmeden ben reddedeyim kaygısı sonucu yalnız kalan insanların sayısı o kadar çoktur ki!
Oysa bir insanı anlamak için o insanın ya doğumundan itibaren bütün hayatının gözden geçirilmesi ve çok iyi bilinmesi gerekir. Başımızdan geçen her olay kişiliğimizin oluşmasında az çok etkisi vardır. Geçirdiğimiz her tecrübe, kişilik dediğimiz o bileşimin bir unsurudur.
“You Don’t Know What Love Is (Sen aşk nedir bilmezsin, Her şafağa uykusuz gözlerle girmedikçe, Hiç istemediğin halde aşkı yitirmedikçe, Sen aşk nedir bilmezsin)”