Üretkenliğin bir parçası olan sevgi, kendisininki gibi, bir diğer insanın bütünlüğüne de saygı duyabilmeyi içerir. Âşık olmak kolaydır. Oysa gerçek sevgi, yaşam boyu sürdürülen ve birbirini giderek daha iyi anlamayı, yaşam sorunlarını giderek artan bir biçimde paylaşmayı ve birlikte çözümler aramayı içeren bir olgudur.
Nevrotik kişi bu çatışmanın yarattığı gerilimden kurtulabilmek için dışlaştırma mekanizmasına başvurur. İçsel yaşantılar kişinin dışındaki olaylarda algılanır. Örneğin kendi gerçek benliğine duyduğu nefreti, "X'i sevmiyorum" (etkin dışlaştırma ) ya da "X beni sevmiyor" (edilgin dışlaştırma) biçimlerinde yaşar. Kendi benliğinde hoşlanmadığı niteliklerle yüzleşmek gurur sistemi üzerinde yıkıcı bir etki yapacağından, bu nitelikleri kendi dışındaki insanlarda ve olaylarda eleştirir. O olaylarda kendi gerçek benliğini izlemekte olduğunun farkına varamaz.
Eğer çocuk açık ya da gizli bir biçimde itilmekte ve ancak katı beklentilere uyduğunda onaylanmaktaysa ya da belirli beklentileri gerçekleştirebildiğinde sevgi bulabiliyorsa, büyüklerin tutarsız tutumlarıyla sık karşılaşıyorsa, yetenekleri küçümseniyor ve daha başarılı olması bekleniyorsa, aşırı korunarak bağımlılığa zorlanıyorsa, başkaldırmanın kesinlikle engellendiği bir ortamda yetişmekteyse kendini gerçekleştirmeye giden yol kapanmış demektir.