Hayat ancak bir kere oynanan
bir kumardır, ben onu kaybettim.
İkinci defa oynayamam...
Artık benim için eskisinden beter bir hayat başlayacak.
Gene makine gibi
akşamüzerleri alışveriş edeceğim.
Kim ve ne olduklarını merak
etmediğim insanlarla görüşüp onların sözlerini dinleyeceğim.
Hayatımın başka türlü olmasına imkân varmıydı?
Zannetmem.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden
habersiz, yaşayıp gidecektim.
Sen bana, dünyada başka türlü bir
hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
On seneden beri belki boşuna yere herkesten kaçmışım, insanlara
inanmamakta haksızlık etmişim.
Aramış olsaydım, belki senin gibi
birini bulabilirdim.
Her şeyi o zaman öğrenmiş olsaydım, belki
zamanla alışır, seni başkalarında bulmaya gayret ederdim.
Ama bundan sonra her şey bitti.
Ev halkı bugün erkenden, hep beraber gezmeye gittiler.
Ben keyifsizliğimi bahane ederek evde kaldım. Sabahtan beri bunları yazıyorum.
Ortalık kararmaya başladı.
Hâlâ gelmediler.
Fakat
birazdan gülüşüp bağrışarak sökün ederler.
Benim bunlarla münasebetim nedir?
Aradaki bütün bağlar, ruhlar beraber olmadıktan.
sonra, ne ifade ederler?
Senelerden beri hiç kimseye bir tek kelime
söylemedim.
Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım.