Elif

"Ne tuhaf diyorum," kendi kendime, "insanın unutmadığı, unutamadığı, affedemediği bir tarafı hep kalıyor!"
Sayfa 251
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dayanamayacağımız acılara karşı ince bir zardan yapılmış, neredeyse şeffaf, görünmez bir filtrenin korumasında yaşıyoruz sanki. Başkalarının hayatında görünce kolayca birbirine ekleyeceğimiz parçaları, kendi hayatımız söz konusu olunca, o filtreden içeriye almıyoruz. Nankör olan hafıza değil Süreyya Hanım, kalbimiz! Kalbimiz nankör olan!
Sayfa 215
Ne kadar çabuk unutuyordu insan, "1 kilo patates, 1 kilo soğan" ister gibi mahsun ve sıradanmışcasına, sanki öylesine söyleyenivermişcesine söylenen, ama esasen insanın ruhunu, hayatını görünmez bir matkapla dermeye çalışan cümleleri: "Daha gençsiniz canım, tekrar evlenirsiniz... Oğlan da erken ayrılmış evden... Yalnızlık bir tek Allah'a mahsus öyle değil mi?" Öyle, öyle! Allah topunuzun cezasını versin!
Sayfa 203
Beni böyle, hayatın şu noktasında olduğum gibi kabul etmeniz çok mu zor? Geçmişi bütün detaylarıyla bilmemeniz, geleceğim olmadığı anlamına mı geliyor sizin için?
Sayfa 203
Aksine bana o an, o kadar trajik geldi ki bu soru. Şu dünyada durup dururken kalkıp bir hayvan bana 'Mutlu musun?' diyor Süreyya Hanım! Bir papağan! Sizce tuhaf değil mi bu?
Sayfa 131