Madem bir zerre kuvvet-i imaniyenin ziyadeleşmesi, bir batman marifet ve kemalattan daha kıymetlidir ve yüz ezvakın balından daha tatlıdır.
Ve madem bin seneden beri iman ve Kur'an aleyhinde teraküm eden Avrupa feylesoflarının itirazları ve şübheleri yol bulup ehl-i imana hücum ediyor. Ve bir saadet-i ebediyenin ve bir hayat-ı bakiyenin ve bir Cennet-i daimenin anahtarı, medarı, esası olan erkan-ı imaniyeyi sarsmak istiyorlar. Elbette herşeyden evvel imanımızı taklidden tahkike çevirip kuvvetlendirmeliyiz.
Selâmun Aleyküm
İ'lem Eyyühel-Aziz!
Dualar, tevhid ve ibadetin esrarına numunedir. Tevhid ve ibadette lâzım olduğu gibi, dua eden kimse de, "Kalbinde dolaşan arzu ve isteklerini Cenab-ı Hak işitir" deyip, kàdir olduğuna itikad etmelidir. Bu itikad, Allah'ın her şeyi bilir ve herşeye kàdir olduğunu istilzam eder.
Fâil, muktedirdir.
Evet nasıl haşrin muktezîsi, şübhesiz mevcuddur.
Haşri yapacak zât da nihayet derecede muktedirdir.
Onun kudretinde noksan yoktur.
En büyük ve en küçük şeyler, ona nisbeten birdirler.
Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar kolaydır.
Evet bir Kadîr ki: Şu âlem; bütün güneşleri, yıldızları, avalimi, zerratı, cevahiri nihayetsiz lisanlarla onun azametine ve kudretine şehadet eder.
Hiçbir vehim ve vesvesenin hakkı var mıdır ki, haşr-i cismanîyi o kudretten istib'ad etsin.
binler alâmet-i sadıka var ki, şu kâinatta tasarruf eden zâtın muhit bir ilmi vardır.
Ve herşey'i bütün şuunatıyla bilir, sonra yapar.
Madem şu kâinat sahibinin böyle bir ilmi vardır; elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye lâyık ve müstahak olduklarını bilir, hikmet ve rahmetin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.
Ey insan!
Aklını başına al, dikkat et!
Nasıl bir zât seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!..