7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Bir çırpıda okursunuz. Uzun süre düşünürsünüz. Nazbızade Nazım'ın bir ahbabın anlattığı hikayelerine ithafen yazdığı eseri. Üzerinde tartışmalar olduğu, içinde eşc*nselliğin bulunduğu iddia edilen meşhur eseri. Öncelikle ben dönem eserlerini çok severim ve Nabızade Nazım'ın da anlatım ve kalemini çok beğenirim. Bence çağının önünde giden bir yazardır. Bu eseri de çağının baya önünde olmuş. Yadigârlarım başlığı altında yaklaşık yirmi "günlük" sayfasını okuyoruz. Günlükleri yazarken yadigârlarım diye belirtiyor. Ve baş kahraman aşk belasına düşüyor. Günlüklerin her sayfasında yaşadığı aşkın büyüklüğünü , çektiği acının büyüklüğünü , aşkının karşılıksız kalışını , unutmak için verdiği çabaları anlatıyor. Kitap çok güzel ve romantik bir dille yazılmış. Her cümle duygu dolu, duygu yüklü. Anlatım çok şiirsel ve romantik. Ben bu tarz kitapları çok beğeniyorum. Diliyle insanı bağlıyor muazzam. İçeriği de güzel olunca tadından yenmiyor elbet! Yadigârların sahibi beyefendi sırasıyla H. , K. ve A. ile sevda bağı kuruyor. Bazısı tek taraflı, bazısı karşılıklı. Bazı günler kendi geçmişini anlatıyor, bazı günler sevdiği kişilerle olan konuşma ve görüşmelerini. Kitapta sevdiği kişilerin adını asla tam olarak telaffuz etmiyor. İlginç gelmişti bana. :) Ve çok daha ilginçi kitapta geçen H. ve K. adlı aşıklarının erkek yani kendi hemcinsi olduğu söylenir. Bu kitapta açıkca verilmiyor. Ama Bilge Karasu bunun bu şekilde olduğunu savunuyor. Burası da kitabı daha da ilginç bir konuma getiriyor. Bu imkansız aşklardan sonra yadigârların sahibi artık A. ile aşk yaşar ve evlenir... H.'yi çok sever onu unutamaz. Onu çok severken K.'ya aşık olur onu da sever... İki kişiyi aynı anda sever evet. :) Bir gönülde iki aşk efendim aynen aynen... H.'yi unutmak için şehir değiştiren yadigârların sahibi
YadigarlarımNabizade Nazım · Can Yayınları · 202195 okunma
Puan vermedi·376 syf.·
2025 34. kitabı
Yorumum ; Yazardan okuduğum ikinci kitap. @pamukokumalar grubumuzda #ithakiyayınları temasında okuduğum kitap. Yazarın ilk kitabı buymuş ama ben , ilk Ben Kirke kitabını okumuştum. Merak edenler onun yorumuda sayfamda mevcut bakabilirsiniz. Aslında iki kitaba da baktığımda ana karakterlerin sürgün edilmesiyle başlıyor. Bu kitapta ana kahramanlarımız Patraklos ve Akhilleus. Olay Patraklos’un gözünden anlatılıyor. Bu kitapta Troya Savaşına gidiyoruz. Akhilleus, tarihin en büyük savaşçısı olarak kabul edilir.Yunan mitolojisinin en önemli kahramanlarından biridir. Kitabın yarısında Patraklos ve Akhilleus’un aşkını (eşc*nsel) , diğer yarısında Troya savaşını anlatıyor. Fazla karakter olduğu için bazen okumakta ve anlamakta zorlandım diyebilirim. Ama son sayfalar resmen aktı gitti diyebilirim. Bu kitaptan sonra mitolojiye ilgim daha da arttı ve bu tarz kitaplara ve filmler yöneldim sizinde ilginiz varsa okuyabilirsiniz Madeline Miller
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma
Reklam
8/10
·184 syf.··
2025 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 22:10
Dorothy Baker’ın 1962 yılında yazdığı Cassandra Düğünde ilk başta bir düğün hikâyesi gibi görünse de, çok daha derin bir psikolojik çözümleme aslıda. İkiz kardeşi Judith’in düğünü için aile evine dönen Cassandra’nın bu kısa ziyareti, onun zihninde çok daha uzun ve karmaşık bir yolculuğa dönüşüyor. Judith’in bir birey olarak kendine farklı bir yol çizmiş olması, Cassandra’nın benliğinde büyük bir sarsıntıya yol açıyor. Ne yapacağını bilemeyen, bu değişime nasıl ayak uyduracağını kestiremeyen Cassandra, içsel ikilemlerle baş etmeye çalışıyor. Birey olma sancılarını çeken yalnızca Cassandra mı? Bu sorunun cevabını, romanın ilerleyen sayfalarında karakterlerle birlikte siz de arıyorsunuz. Kitap boyunca kimlik, bağlılık ve bireysellik gibi kavramları karakterlerle birlikte siz de yeniden sorgulamak durumunda kalıyorsunuz. Bu yönüyle roman, oldukça evrensel bir çatışmayı başarıyla yansıtıyor. 1962’te yazılmış olan eser, özellikle dönemine göre düşünüldüğünde çok cesur sayılabilecek dokunuşlara sahip. Örneğin Cassandra -her ne kadar üstü kapalı bir dille anlatılmış olsa da- eşc*nsel bir karakter. Kendi kimliğini bulma çabalarında, bu konuda da zorlandığını görebiliyoruz. Cassandra’nın cinselliği, aidiyet duygusu ve yalnızlığı iç içe geçmiş durumda; bu da karakterin ruhsal karmaşasını derinleştiriyor. İlginç bir şekilde, Cassandra “biz biriz ve hayatta farklı yollarda gitmemeliyiz” düşüncesine sıkı sıkıya bağlıyken, aynı zamanda çocukluğundan itibaren sırf farklı olmak adına kız kardeşinden farklı giyinmeye ve farklı hobilere yönelmeye çalışıyor. Bu çelişki, onun aslında kendi kimliğini hâlâ aramakta olduğunu ve ne istediğinden pek de emin olmadığını bize hatırlatıyor. Cassandra Düğünde Roman yalnızca Cassandra’nın bakış açısından ilerlemiyor; bir noktada Judith’in zihnine de
Edebiyat Roman
Cassandra DüğündeDorothy Baker · Yapı Kredi Yayınları · 2021129 okunma
Puan vermedi·99 syf.··
2024 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 16:22
Annemin Kaburgası - Burçin Tetik Burçin Tetik özellikle kadın hakları, cinsiyetçilik, eşitlik gibi konularda yazan gazeteci bir aktivist. Bu öykü kitabındaki tüm öykülerde tam da bu konu üzerine yazılmış. "Yarım Saat" isimli öyküsüyle Kaos GL'nin düzenlediği "13. Kadın Kadına Öykü Yarışması"'nda (2018) özel ödül kazanmış. Bütün öykülerin vermek istediği bir mesaj var, mutlaka bir derdi var. Ilk 3 öykü eşc!ns€l bir tema etrafında iken sonraki öykülerde kadın cin@yetleri , şiddet, aile travmaları gibi günümüzde özellikle kadınların en büyük problemlerini anlatmış. Dili akıcı, kesinlikle sıkmıyor. 99 sayfa olan kitap 1 saatte biter. Değindiği konular hepimizin değinmesi gereken , yazması, okuması, haykırması gereken konular. Önerir miyim konusu benim için biraz muğlak. Evet hikayelerin çoğunda verdiği mesajı, duruşunu çok sevdim. Fakat bazı hikayelerde sanki l€zbiy€n ilişki gereksiz mi vurgulamış acaba diye emin olamadım. Beni escins€llik asla rahatsız etmez. Sadece bu hikayelerde acaba yerleştirilme tarzı mı beni tam sarmadı bilmiyorum. Karar sizin efendim.
Annemin KaburgasıBurçin Tetik · İletişim Yayınları · 2020784 okunma
Ötanazi Okulu 2
Puan vermedi·400 syf.·
2023 7. kitabı
Yazarın dili akıcı. Ama kitapta beni rahatsız eden şey c*nsel yönelim konusunun normalleştirilmesi. Karakterlerin içinde eşc*nsel olmasa da aile kavramına düşman bir durumun sanki normal bir şeymiş gibi yansıtılmasına üzüldüm. Yazar geniş bir kitleye hitap ediyor ve okuyucu kitlenin çoğu genç kesim ve bu tür sapkınlıklar bu kadar yaygınlaşmışken kitapta bu şekilde bir görüş okumak beni çok rahatsız etti.
Ötanazi Okulu 2Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20225,8bin okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2021 920. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2021 00:09
Kitabı ilk cümlesinden itibaren aşırı beğenmiştim ta ki Ermeni Tehcirini "Katliam" şeklinde okuyana kadar. Ufak bir kelime oyunuyla güya reddetmeye çalışsa da esas niyetini "Türk" düşmanlığını gizleyemiyor. Ermeni Katliam'ını Ermeniler'in yaptığı katliam olarak anlatmaya çalıştım dese de sürgün ve göçebe yaşamlarından bahsederek yersiz, gereksiz bir acındırmaya sokmaya çalışıyor. Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli,Elif Şafak, Ahmet Ümit, Fazıl Say gibi yazar sanatçı takımı ne kadar mesleklerini icra etmede başarılı olsalar da takındıkları "hümanizm çerçevesi" altındaki Türk düşmanlığını yok saymak işten değil. Tarih bilgisi 0 insanların sadece iyi bir muhalif yazar olmalarıyla geldikleri yazar statükosu bize bunca bilgi kirliliğini sunuyor zannımca. Yine suç biz Türk'lerde. İyi anlatamadık geçmişimizi. Okullarda salak salak din eğitimi yerine adam akıllı bir Türk Tarihi dersi veremedik. Müfredat yeterli ve geniş değil. Sonra da adam oturduğu yerden Türklere yok Kürtleri bombaladı, yok Ermenileri soykırım etti, yok dedem arapça konuştuğu için cephede yuvarladı, yok şapka takmadığı için dedem öldü falan demeyi kendine hak görüyor. Yine de Günday'ı okumakla ilgili bir önyargım yok. Daha bir çok kitabı var ve okumak istiyorum özellikle Kinyas ve Kayra'yı . Bahsettiğim diğer yazarlarla da bir sıkıntım yok. Onların da kitaplarını okurum. Okumamazlık etmem. Beni bilen bilir ben zaten taraflı okuyan bir insan değilim. Yazarı sağcı solcu Türkçü Kürtçü diye pek ayırmam. O anki keyfim bilir. Ama bilhassa beğendiğim yazarları okurken daha çok keyif alırım o da olması gereken. Gelelim kitabın konusuna... Kendimizi kültürümüzle, türkülerimizle, yemeklerimizle dünyaya tanıtacağımız yerde kumar, pudra şekeri ticareti, kara para, kuyumculuk borsası, esc*rt piyasası ile tanıttığımız
Edebiyat
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Reklam