Puan vermedi
Özgen Biçgin’in kaleme aldığı Kontrol Kulesi: Son Talimat, Esenboğa Havalimanı’nın hava trafik kontrol kulesinde, tek bir vardiya süresince geçen son derece yüksek tempolu ve klostrofobik bir psikolojik gerilim romanı. Hikaye, yüzlerce yolcunun ve uçağın güvenliğinden sorumlu olan Tunç, Rana, Emre ve Selim adındaki dört hava trafik kontrolörünün sıradan başlayan gününün bir anda kabusa dönmesini konu alıyor. Kuleye gelen ve bu karakterlerin geçmişteki sırlarına, kişisel hatalarına atıfta bulunan gizemli bir tehdit, ekibi amansız bir kedi-fare oyununun içine çekiyor. Bir yandan radar ekranındaki uçakları kazasız belasız yönetmeye çalışırken diğer yandan kendilerini adım adım izleyen görünmez bir düşmanla ve kendi içsel hesaplaşmalarıyla mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Hızlı başlayan ve temposu son sayfaya kadar düşmeyen, tek bir oturuşta bitecek dinamik hikayeleri sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken bir roman. Klostrofobik, yani dar ve izole tek mekanda geçen kurgulardan hoşlananlar, havalimanı kulesinin o sıkışmış ve stresli atmosferini fazlasıyla merak uyandırıcı bulacaktır. Aynı zamanda sadece fiziksel bir aksiyon değil, karakterlerin geçmişleriyle, kendi içsel hesaplaşmalarıyla ve vicdanlarıyla yüzleştiği psikolojik gerilim türüne ilgi duyanlar için de oldukça tatmin edici bir yapısı var. Havacılık dünyasının perde arkasını, hava trafik kontrolörlerinin o saniyelerle yarışan, hata kabul etmez ve yüksek stresli meslek hayatını bir kurgu içinde merak eden herkes bu kitabı keyifle okuyabilir.
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 202611 okunma
Bilinmeyene hizmetin gerilimi...
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Geçmişin geçmiş olarak anılması için geçmesi yeter mi yoksa onu aşmamız mı gerekiyor? . Yer: Ankara, Esenboğa Havaalanı. Aylardan eylül, yıl bilinmiyor. Saat: 06.56 . Tunç gözlerini açtı, hazırlığını yapıp yola koyuldu. Varış yeri havaalanı idi. Sıradan bir gün gibi ama öncekilerden daha uzun süreceği henüz bilinmiyor. . Kulede yerini aldıktan bir süre sonra işi bitenler çıkmaya başladı. Geriye Tunç, Rana, Emre, Selim kaldı. Son kişi çıkarken beklenen kapı kapanma sesi gelmeyince bir terslik sezildi. Sonrasında ise açılmamak üzere kalın kapılar indi, kilitlendi. Dışarıyla bağlantı yoktu. Ekranlarda yalnızca nereden, kimden geldiği belli olmayan iletiler belirmeye başladı. Tek istenilen, her şeyin olağan akışında sürmesi. . Dışarıdakilerle iletişime geçmeye çalışmak bir hataydı. Karşılığı, ekrandaki uçuş verilerinden birinin yok olmasıydı. Her hatada uçakları güvenle indirebilecekleri bir bilgi yok olacaktı. Geriye yalnızca dört çalışanın bilgilerine güvenmek kalıyordu. Ama işler yavaş yavaş çığırından çıkıyordu. . Birkaç uçak oldukça sakıncalı biçimde de olsa alana indirilmişti. Yine de tuhaf olan bir durum vardı: Sanki bu uçuşlar daha önce yapılmıştı. Ama nasıl? Öte yandan yıllar önce kapanmış bir havayolunun bir uçuşu gözüküyordu ekranda. Bu olanaksızdı. Bu, bir hayalet uçuş muydu? . Diğer yandan devlet yetkilileri, dışarıda bir araya gelmiş sahayı kapatıp kapatmamayı düşünürken bu olayın perde arkasını öğrenmeye çalışıyorlar. Araştırma derinleştikçe ortaya çıkanlar birinin canını yakacak gibiydi. . 4 çalışan gitgide birbirini sorgulamaya başlarken dışarıda neler olacak? İletileri kim gönderiyor? Pilotlara iniş iznini kim veriyor? Neden kuleye girilemiyor? Tüm bunlar neden oluyor? . Bazı yerler hızlı geçti, derinleşemedim. Bir noktaya dek merakla, sonra gerilimle
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 202611 okunma
Reklam
Puan vermedi·136 syf.··
2026 42. kitabı
Yazarın kalemiyle tanışma imkanını sağlayan kitap benim için oldukça akıcı ama gerilim dolu ve stresli bir okunma deneyimi yaşattı. Yazarın çok akıcı ve merak uyandıran Bir yazım dili var. Merak, heyecan ve stres yaşayarak okudum kitabı. Ayrıca karakterlerin bulunduğu ortam ve yaşadıkları ile de empati geliştirdim belki de stres yaşamamın en büyük sebebi de bu durumdu. Sınırlı birkaç mekan, az sayıda ve öz karakterlerle harika bir kurgu sunuyor kitap biz okullarına. Esenboğa havalimanı o gün olağandışı gelişmelere ev sahipliği yapıyor. Kontrol kulesinin mesai değişimi sırasında hem kapıları hem de iletişim ağları kesilerek kulede mesaiede bulunan dört personelin dışarı ile bağlantıları kesiliyor. Sadece işlerini yapabilecekleri sınırlarda pilotlar ile bağlantıları mevcut. Çalışma ekranlarına düşen büyük puntolu uyarılar ile ise sınıflandırılırlar. Başlangıçta hem kuledeki dört personel hem de yaşanan bu anormal durumu fark ederek toplanan üst düzey emniyet amiri, askeri personellerden ve MİT görevlerinden oluşan kriz ekibi yaşamının bir terör saldırısı mı, provatif bir eylem mi, içeriden bir kontrol ediliyor yoksa dışarıdan bir etki var kimse bilmiyordu. Tunç, Rana, Selim ve Emre kontrol kulesinde bu şartlar altında uçakları hatasız ve kontrollü bir şekilde havalimanına indirmeyi başarıyorlar. Bu birkaç saatlik süreçte oldukça garip olaylar nüks ediyor ve geçmişte yaşanmış, sonrasında davalarla devam edip net bir sonuca kavuşamamış bir uçak kazasını hatırlatıp tüm dikkatleri o kazaya odaklandırıyor. Aynı mevsim koşullarında aynı uçak, aynı teknik donanım ve şartlarda riskli bir iniş başarılı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Bu bir intikam değildi. Bu bir sabotaj da değildi. Bu, gecikmiş bir ispattı. Ve artık geri dönüş yoktu. Bu yaşananlar kasıtlı ihmalin canlı ispatı
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 202611 okunma
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 89. kitabı
Hikâye Ankara Esenboğa Havaalanında geçiyor. O gün çalışan dört arkadaş Tunç, Rana, Emre ve Selim görevlerinin başlarına geliyorlar hepsi için sıradan bir gün ama bir anda olaylar değişiyor ve kulede kitli kalıyorlar dışarıyla iletişimleri sıfır sadece pilotlara irtibat kurabiliyorlar ve yanlış bir şey söyledikleri her an farklı bir cezayla karşılaşıyorlar. Uçak düştü mü düşecek mi çarptı mı çarpışacak mı çok gerildim. Kontrol kulesindeki atmosfer çok başkaydı.. Kapalı alan hissi, zamanla yarışma duygusu ve yapılan en küçük hatanın bile büyük sonuçlar doğurabilmesi baya gericiydi Karakterlerin psikolojisi de çok iyi yansıtılmıştı bence. Herkes bir karar vermek zorunda kalıyor ama o kararların ağırlığı sürekli hissediliyor. Özellikle stres anlarında insanların gerçek yüzlerinin ortaya çıkması kitabı daha gerçekçi yapmış Selim’in o sakin duruşu yer yer beni çok şüphelendirdi, Rana ise içlerinde o şüpheyi bana hiç geçirmeyen oldu ta ki o bileti duyana kadar.. Kitapta gerilim sadece olaylardan değil, sürekli yaklaşan bir tehlike hissinden geliyor. Sayfaları çevirirken resmen zaman daralıyormuş gibi hissettim Bazı sahneler gözümde direkt film gibi canlandı. Kontrol kulesindeki telaş, karakterlerin birbirleriyle çatışmaları ve artan baskı hissi gerçekten çok sinematikti. İlk kez Özgen Biçgin okuyan biri olarak, dili baya akıcı buldum. Özellikle teknik detaylarla duygusal gerilimi dengeli vermesi kitabın temposunu hiç düşürmemiş. Severek okuduğum bir kitap oldu. Tansiyonu yüsek kitaplar seviyorsanız kaçırmayın..
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 202611 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
"Burada zaman, dışarıdaki gibi ilerlemezdi. Dakikalar uzar, saatler kısalır, insan bazen günün hangi bölümünde olduğunu ancak vardiya çizelgesine bakarak anlayabilirdi." Esenboğa Havalimanı'nda sıradan bir vardiya günü gibi başlayan hikaye Tunç, Rana, Emre ve Selim için hayatlarının en zor ve uzun günü olacaktı. Uçağı uçuran eller kadar, onu yönlendiren sesin de önemli olduğuna inanan Tunç, kriz anlarında tam bir liderdi. Rana, empati yeteneği yüksek, karar aşamasında iç sesine de kulak vermeyi unutmayan, kolay iletişim yeteneği ile ekibin en cana yakın üyesiydi. Emre, refleksleri güçlü, dağınık ve plansız olmasına rağmen bir çok şeyi aynı anda takip eden zihni ile ekran ve sesleri aynı anda kontrol edebilen, mizahı seven aynı zamanda Tunç ile sağlam dostluğu olan kulenin uçuş veri kontrollüydü. Ve Selim, sert ve sessiz mizaçının altında kimseye tam olarak güvenmeyen ekibe olan mesafesine rağmen en hatasız çalışan, disiplinli, kurallara uyan kulenin radar yaklaşma kontrollüydü. O gün kulede her şey rutin devam ederken vardiya saatinin yaklaşması ile görevi biten personel yavaş yavaş kuleden ayrılmaya başladı. Son personelin ayrılması ile kapıların kapanması gerekirken çelik paneller devreye girerek bu dört mesai arkadaşını kuleye kilitledi. Merkez ve dış dünyayla bağlantısı kesilen kulede ana ekranda beliren not ile Tunç, Rana, Emre ve Selim için gerilim dolu saatler başlamış oldu. Onlardan istenen hava trafiğini, dışarısı ile iletişim kurmadan yönetmeye devam etmeleridir. Yalnız her hatada kulede bir sistem devre dışı kalacaktı. Artık oyun başladı, kurtarılması gereken yolcular ve uçak seferlerinin kaderi bu ekibin ellerindeydi... #KontrolKulesi Son Talimat; zamanla yarışılan, kısa bölümleri ile olayların yavaş yavaş çözümlendiği, temposu düşmeyen ve son
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 202611 okunma
9/10
·500 syf.··
2026 35. kitabı
Sema Soykan'ın, Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim hamlelerinden biri olan Köy Enstitüleri dönemini anlatan bir romanıyla geldim. Sabia(Nedret) ve Fikret öğretmen, Köy Enstitülerinde tanışıp birbirlerini severler. İkisi de birbirine karşı ne hissettiğini biliyor ama bunu açıkça söyleyen yok.Fikret içinde taşıyor, Sabia hissediyor ama bekliyor.İkisi de sadece âşık değil, aynı zamanda bir ideale bağlı. Köy Enstitüleri onların hayatında o kadar büyük yer kaplıyor ki duygular ikinci plana düşüyor.Sonra dönemin şartları,sorumlulukları gibi engeller onları ayırır. Aslında onları ayıran kader değil, kararsızlık ve zamanlama.Sabia ile Tarık’ın ilişkisi derinleşirken, Fikret’in hapisteyken yazdığı mektuplar ve geçmişin saklanan yüzü yavaş yavaş aralanır. Kitapta aşk,pişmanlık,fedakarlık,vatan sevgisi,eğitim,aydınlanma,toplumsal değişim gibi temalar işlenmiş. Yazarın bir çok bilgiyi de sıkmadan okura aktarması tarihe ve araştırmaya sevk ediyor:Köy Enstitüleri açılış ve kapanış süreci, Etimesgut ve Esenboğa, Devrim Yüzüğü, bulunmaz Hint kumaşı deyimi,Kırmızı Fes olayı, Anzakların hikayesi,Marshall planı,555K parolası, Nedret ve Fatmanın kaldığı 203 numaralı odanın sırrı..Yazarın dili akıcı, kurgusunda aşk ve idealler öyle bir düğümleniyor ki, karakterlerin yaşadığı pişmanlıklar kağıt üzerindeki birer kelime olmaktan çıkıp insanın göğsüne oturan bir ağırlığa dönüşüyor. Özellikle son sayfalara doğru o telafisi olmayan anların yarattığı burukluk çok baskın. Aslında sadece geçmişi okumadığını, bugünü de daha net görmeye başladığını fark ediyorsun. Çünkü kitapta anlatılan meseleler tamamen eskide kalmış değil sadece biçim değiştirmiş.Bu kitap ağlatmaktan çok, içini sessizce sızlatıyor.Öyle yüksek sesli bir dram değil de daha çok içten içe işleyen bir hikâye.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,018 okunma
Reklam
Reklam