Kitap Yorumu | Aylardan Kasım Günlerden Perşembe Selamm. Söze nasıl başlanır bilmiyorum ama Atatürk’e ait bu zamana kadar lise çağlarımdan beri bir sürü kitap okudum. Ama okuduğum kitaplar onun daha çok siyasi hayatını anlatan eserlerdi. Bugün size Atatürk’ümün biraz daha özel hayatına, onun gelişim sürecine odaklanacağımız bir kitap ile geldim. Ayşe Kulin, muazzam bir yazar ve bizlere de şahane bir kitap bıraktı. Bazı kitaplar yalnızca bir hayat hikâyesini anlatmaz; satırları arasında bir milletin hafızasını, umutlarını ve acılarını da taşır. Aylardan Kasım Günlerden Perşembe, tam da böyle bir eser. Ayşe Kulin, Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamını çocukluk yıllarından başlayarak son günlerine kadar uzanan etkileyici bir anlatıyla okura sunmakta. Ancak bunu klasik bir biyografi diliyle değil; duyguların, özlemlerin, mücadelelerin ve insan olmanın ağırlığının hissedildiği güçlü bir kalemle yapıyor. Kitabı okurken yalnızca büyük bir liderin hayatına tanıklık etmiyorsunuz. Meraklı gözlerle dünyayı keşfetmeye çalışan küçük Mustafa’yı, idealleri uğruna mücadele eden genç subayı ve omuzlarında bir milletin kaderini taşıyan o kararlı insanı da yakından tanıyorsunuz. Tarih kitaplarında birkaç satırla geçen olaylar, Ayşe Kulin’in anlatımında ete kemiğe bürünüyor ve okurun zihninde canlı sahnelere dönüşüyor. Kitap yorumu; Beni en çok etkileyen nokta Atatürk’ün yalnızca başarılarının değil, insan yönünün de görünür olmasıydı. Gücünün ardındaki yorgunluğu, kararlılığının içindeki kırılganlığı ve her şeye rağmen vazgeçmeyen ruhunu hissetmek, kitabı çok daha anlamlı kılıyor. Ayşe Kulin, bu eserle Atatürk’ü yeniden anlatmaktan çok, onu daha yakından hissettirmeyi başarmış. Kimi hayatlar yaşanır ve biter, kimi hayatlar ise tarihe dönüşür. Bu kitap, tarihe dönüşen bir ömrün ardındaki
💫Sanat, tarih ve bilişimin buluştuğu bu eser sizleri tarihe ve maceraya doyuracak. Osman Hamdi Bey'in hayatı ve eserleri hakkında da geniş bilgi sahibi olacağınız bu kitabı ben çok beğendim. Titiz bir araştırmanın ürünü olduğu o kadar belli ki.👌 💫İlk sayfalardan itibaren temposunu hiç kaybetmeyen bu eseri kesinlikle okuma listelerinize eklemelisiniz.
Reklam
"Lütuf rüzgârları daima eser, yelkeni açacak olan insandır." Kemal Sayar
Bu eser, MS 1000 ile 1200 yılları (ortaçağ / islam dönemi) dönemine tarihlenen Mısır örgüsü bir çoraptır. "Gerçek örgü" tekniği (yani iki veya daha fazla iğne ile) kullanılarak yapılan örgü dünyasında hayatta kalan en eski örneklerden biridir. Mısır'da keşfedilmiştir (benzer birçok parça, günümüzde Kahire olarak bilinen Fustat antik kentindeki kazılardan çıkarılmıştır). Tamamen, dönemin Mısır ve İslam tekstil üretimine özgü bir bitki lifi olan pamuktan üretilmiştir. Beyaz ve mavi renklerde soyut geometrik desenler ve dekoratif bantlar içerir. Pamuk ipliğinde farklı mavi tonları elde etmek için indigodan elde edilen doğal bir pigment kullanılmıştır. Çorap, zamanın ustalarının zarif işçiliğini gösteren, çok yüksek bir dikiş yoğunluğuna sahip turda (muhtemelen ayak parmağından yukarıya doğru başlayarak) işlendi. Topuk kısmı genellikle ayrı olarak takılırdı, böylece sandaletlerle temas sonucu aşındığında kolayca onarılabilir veya değiştirilebilirdi.
Albert Birkle'nin 1921 tarihli (Gece Sokağı) adlı eseri
Ressam, I. Dünya Savaşı sonrası Almanya’nın sosyo-psikolojik çöküntüsünü, fakirlik ve kentsel yabancılaşmayı bu eserde izleyicilere neredeyse iliklerine kadar hissettiriyor Bu eser Weimar Dönemi'ne ait başyapıtlardan biridir. Sanatçının henüz 21 yaşındayken kağıt üzerine füzen (kömür) kalem ile yaptığı bu eser dönemiekspresyonist (dışavurumcu) ve Yeni Nesnelci (Neue Sachlichkeit) eğilimlerini çarpıcı bir şekilde sentezler. Sol alt köşedeki yaşlı, yorgun adamın yüzü, doğrudan izleyiciye bakar. Gözlerindeki boşluk ve çaresizlik, tüm dönemin kolektif ruh halini özetler. Figürlerin kulakları, burunları ve elleri bilinçli olarak deforme edilmiş. Kompozisyonda figürler ile arabayı çeken atların arasında bilinçli bir paralellik kurulmuştur. Hem figürler hem atlar çökmüş, yorgun ve zayıf yani İşçi sınıfı ile yük hayvanları aynı kaderi paylaşıyor resimde, her ikisi de gecenin karanlığında, bitmek bilmeyen bir sömürünün altında ezilmektedir.
Sanat
Eser cöl sicaginda apansiz yeller Aska benzer ama daha beter
Reklam
Reklam