Puan vermedi·80 syf.··
2026 30. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 16:16
Savaşın kaybedenlerini -özellikle kadınları- ele alan, mağdurların merkezde olduğu bir tragedya. Yunanların zaferinden sonra Troyalı kadınların Yunan komutanların ganimetleri haline gelmelerini işler. Euripides'in, Hekabe karakteri üzerinden esaslı bir psikolojik tahlil işine giriştiğini de görürüz. Böylece iktidarın şiddetini, savaşın ezilenler üzerindeki etkisini göstererek güç sahibi olmanın haklı olmak anlamına gelmediğini düşündürür yazar. Diğer Antik Yunan metinlerine baktığımızda savaşların kahramanlık hikayeleri gibi işlendiği göze çarparken burada savaş karşıtı denebilecek bir ton vardır: "Ah kargıları beyinlerinden güçlü Hellenler!" (s. 47). Üstelik, eser boyunca siyasal özneler olarak kadınlar savaş, iktidar, adalet ve zafer hakkında konuşurlar, bu da tragedyanın ayırt edici bir özelliği olarak düşünülebilir.
Troyalı KadınlarEuripides · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022772 okunma
Delirenlerin Yaşamımıza Kattıkları
Puan vermedi·632 syf.·
2026 34. kitabı
'Ben ne yaşadım? Hayır, ne yaşamadım?' Birçok sayfasını heyecanla yeniden yeniden okuduğum bir roman... Ara sıra kitabı kapatıp saatlerce düşündüren... Duvara resimler çizdiren... Süngü'nün kalemi insana bir romanı okurken şiirlerle dolu bir dünya aralıyor. "Okuduğum şiir değildi ama ne oldu şimdi kalbimde?" Bu şaşkınlığın dipsiz şekilde yaşanacağı o muhteşem eser. Ruknettin'in durduğu Güray Süngü kapı eşiğinden mi bahsedeyim, Özel'in kaleminden akan kelimelerden mi? Varsa bir şiir külliyatı zihninde, o ince imâları fark ederek okuyorsun romanı. Kim bilir zihnimin külliyatında neler eksik de ben anlayamadım kimi yerlerin latif dokundurmalarını.. Dönüp dolaşıp tekrar geleceğim. Çünkü yüzlerce duyguya karşılık kendimi bulacağım, her defasında. "Bu şehre de bu yüzden geldim zaten. Yıllar sürdü gelmem, ama bir saniyemi bile almaz, zaman başka türlü akar, zaman başka türlü aksın istersen. Geriye akar, geriye aksın istersen, ileriye hızlı akar, ileriye hızlı aksın istersen. Ne istedin de olmadı?"
Delirmeler SarayıGüray Süngü · Ketebe Yayınevi · 202585 okunma
Reklam
Özgürlüğün Anlamını Sorgulatan Bir Klasik
Puan vermedi
George Orwell'in 1984 romanı, yalnızca distopik bir kurgu değil, aynı zamanda özgürlük, gerçeklik ve bireysellik üzerine düşündüren güçlü bir eser. Sürekli gözetim altında yaşamanın, düşüncelerin bile kontrol edildiği bir düzenin insan psikolojisini nasıl etkilediğini etkileyici bir anlatımla aktarıyor. Akıcı dili ve sürükleyici kurgusu sayesinde sayfalar ilerledikçe kendinizi hikayenin içinde buluyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde en çok hissettiğim şey, anlattığı dünyanın günümüzle kurduğu ürkütücü benzerlikler oldu. Okurken sadece karakterlerin yaşadıklarını değil, kendi yaşadığımız dünyayı da sorgulamaya başlıyorsunuz. Klasik olmayı sonuna kadar hak eden, herkesin en az bir kez okuması gerektiğini düşündüğüm, uzun süre etkisinden çıkılamayacak bir eser.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:02
Yere göğe sığamayan bir şehit, yeryüzünde aslan, peygamber amcası, Uhud'un goncası Hz. Hamza'nın hayatından kesitler anlatan bir eser. Daha çok peygamberimizin hayatı anlatılmakta eserde, yer yer Hz. Hamza'ya değinilmekte. Zaten sahabe hayatını peygamberimizin o güzide hayatını anlamak için okumuyor muyuz??
Hazreti Hamzaİslam Gemici · Zarif Yayınları · 20253 okunma
Aynada gözünün içine bakmaya cesaret edebilmek…
Puan vermedi·128 syf.··
2026 614. kitabı
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları düşündürür. Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır ise insanı kendi içine bakmaya davet ediyor. Belki de en zor olan şey, aynada gözünün içine bakıp gördüğün kişiyle dürüstçe yüzleşebilmek… Jung’un rüyalara, sembollere ve insanın bilinçdışına bakışı oldukça ilgi çekici. Kitabı okurken sadece anlatılanları okumadım; zaman zaman kendi hayatımı, davranışlarımı ve hatta gördüğüm rüyaları düşünürken buldum kendimi. Belki de kitabın en güçlü yanı bu. Size hazır cevaplar vermiyor, kendi cevaplarınızı aramaya yönlendiriyor. Özellikle semboller ve mitler üzerinden yapılan değerlendirmeler dikkatimi çekti. Günlük hayatta sıradan görünen birçok şeyin insan ruhunda daha derin karşılıkları olabileceğini görmek farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Jung’un insanı yalnızca mantıkla ( ki ben mantığı severim) açıklamaya çalışmaması da kitabı benim gözümde değerli kılan noktalardan biri. Elbette kolay okunan bir kitap değil. Bazı bölümlerde durup düşünmek, hatta bazı sayfaları tekrar okumak gerekiyor. Bu nedenle kısa olsa da hızlı tüketilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Sindire sindire okunmayı hak ediyor. Kitabı bitirdiğimde elimde kesin cevaplardan çok yeni daha kişisel sorular vardı. Ama sanırım insanın kendini tanıma yolculuğunda bazen doğru sorular, hazır cevaplardan daha değerli. Bu yüzden psikolojiye, insan ruhuna ve bilinçdışına ilgi duyanlara gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir eser. İyi okumalar.
Carl Gustav Jung - Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan UyanırÖzlem Küskü · Destek Yayınları · 20204,084 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 22:47
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa'nın en önemli eserlerinden biri olan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, hasta bir gencin yaşadığı fiziksel ve ruhsal mücadeleyi anlatır. Romanın başkahramanı bacağındaki rahatsızlık nedeniyle sürekli hastanelerde vakit geçirmek zorunda kalır ve bu durum onun iç dünyasını derinden etkiler. Eserde olaylardan çok karakterin düşünceleri, korkuları ve umutları ön plana çıkar. Kısa olmasına rağmen yoğun duygular barındıran eser, okuyucuya acının, yalnızlığın ve hayata tutunma çabasının ne kadar güçlü duygular olduğunu hissettirir. Roman bittiğinde karakterin yaşadıkları uzun süre akılda kalır. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121bin okunma
Reklam
Reklam