"Çok susan adamın kafası gürültülü olur doktorum." demişti bana, "çünkü düşündüğü hiçbir şey, cümle olup ağzından dökülmez. Birikir de birikir içinde...."
Batılı turistlere has, otantik soslu oryantalist bir şaşkınlıkla olmasa bile, zamana ayak uyduramamış, ihtiyar bir adamın şaşkınlığıyla bakmıştım etrafa. İşte o gün, doğduğum büyüdüğüm semt dahil, hiçbir yere ait olmadığımı anlamıştım. Zamandı çünkü benim asıl memleketim.Epey geçmişte, uzaklarda bir yerlerde, televizyonların siyah-beyaz olduğu, incecik bir zaman dilimine aittim.
Şimdi fark ediyorum da... Yıllar sonra mutlulukla ilişkilendirdiğim çoğu gün aslında yaşadığım sırada farkında bile olmadığım, fazlasıyla sıradan anlardan oluşuyormuş.