anladim ki tanri insanlarin ayri yasamasini istemiyor, bu yuzden tek tek neye ihtiyaclari oldugunu acik etmiyor. seven insan tanrinin, tanri da onun icindedir, cunku tanri sevgidir.
asli erdoganin diline hayran kaldim. cok basit bi hikayeyi oyle guzel anlatmis ki alinti yapmaktan okuyamadim resmen. kesinlikle diger kitaplarini da okuyacagim.
*spoiler*
cogu kisinin ozenebilecegi basarilara sahip olup içten ice yalniz ve mutsuz olan, kimsenin yardımını da kabul edemeyen ana karakterde kendinizden bi parca bulmak zor degil. en son sayfaya kadar bi mucize olsun diye bekliyosunuz, bu ask bitmesin. vurucu bi sonla biten kitap, asli erdoganin hesap numarasini isteyip karayiplere tekrar gitmesi icin para gonderme istegi yaratti bende resmen. kitabin 26 sene once yazildigini gorunce de uzulerek geri durdum.
*spoiler bitti*
geri dönüp okumam olasi.
cunku yasama katlanabilmenin bazi kosullari vardi: okumak, oyku yazmak, arada bir dans etmek, sokaklarda basibos dolasmak gibi.
zaten baska turlu ne gunduzleri dayanabilir, ne geceleri uyuyabilirdim.
syf107
bir aniyi yeniden yasamaya calismak ne kadar umutsuz, anlamsizdi. yapay bir mucevherden daha uyduruk bir seydi.
syf110
yasama kabizligi diye adlandirdigim o illete tutulmamis olanlar yazar olmayi akillarindan bile gecirmez bence
syf117
gokyuzu son kez tutustu, bulutlar korların arasinda yanıp söndüler, dunya lacivert bir kabuga donustu. en sonunda, gece bulutu gelip butun adayi yuttu.
syf 32
yalnizliga oyle alismistim ki bir baskasinin ilgisini ancak bir tehdit olarak algilayabiliyordum. icimdeki ceset uyarilmaktan korkuyordu.
syf35
ben hep kendi oykumu anlatirim, çünkü daha kolay. en kolayi.
syf53
onun simarikliklarini, kaprislerini hos gorur, ansizin parlayan ofke nobetlerinde hep alttan alirdim. ofkesinin gerçek hedefi olmadigimi, yalnizca benim yanımda kendini ortaya koymaya cesaret edenildigini iyi bilirdim cunku.
syf56
...yesil, somurgecilerin aldigi toprağı, sari o topraklarin zenginligini ve kirmizi da ugruna dokulen kani simgeliyordu.