Roman içeriği ile ilgili bilgiler olabilir.
Kaptan Singleton, Daniel Defoe’nin meşhur Robinson Crouse’dan bir yıl sonra yazdığı bir roman. Tarihler 1720’yi gösteriyor. Konusuna değinecek olursam, kaçırıldığı için ailesini hiç tanımamış, görmemiş olan Bob Singleton adındaki çocuğun denizlerde korsanlık sürecine katılımını, yaşadığı olayları ve korsanlık yoluyla zenginleşmesini, hırsızlıklarını, servet avcılıklarını anlatır. Bu çocuk ileride romana da adını verecek olan Kaptan Singleton’dur. Dönemin İngiltere’sinde çok popülermiş çocuk kaçırmaları. Eli yüzü düzgün, iyi giyimli çocuklar kaçırılır, köle pazarlarına satılırmış. İş o raddeye gelmiş ki artık bu bir ticaret olmuş. Ben de Defoe’nun yalancısıyım, öyle diyor.
Kaptan Bussleton, Küçük Bob’u 13 yaşındayken yanına alıyor ve Küçük Bob’un başarıları ile oluyor Kaptan Bob. Ve bu dönüm noktası ile Bob karakterinin Kaptan Singleton olma sürecinin de başlangıcı oluyor.
Daniel Defoe’nin yaşanmış bazı gerçek olaylardan etkilenerek yazdığı bu roman, ailesinden kaçırılan bir çocuğun korsanlık faaliyetlerini anlatmıyor sadece. Biraz gezi kitabı. Dünyanın çoğu denizleri aşılıyor, karaları görülüyor. Nuh’un oğullarının yeryüzüne yayıldığı andan beri tek bir insanın adım atmadığı bir yer olarak yer olarak tarif ettiği Afrika’nın susuz, kurak çölleri geçiliyor. Büyücülükle tuzlu sudan tatlı suya dönüştürme gibi absürtlükler okuyoruz. Sürekli bir macera, bir mücadele, denizde gemi adamlarının isyanı. Biraz açgözlülüğün, doyumsuzluğun, talan ile sebepsiz zenginleşmenin romanı. Sahipli yük gemilerine çullanma, altın avcılığı, para diye bir şey bilmeyen yerlileri demir ve gümüşten yaptıkları biblolar ile söğüşleme romanı. Biraz safari romanı. Şu an haklı olarak acımasızca eleştireceğimiz hayvanlara işkenceyi Defoe çok olağan