"O zamanlar içimdeki çocuk daha özgür daha cesurdu. Herkes yüreğiyle gülerdi birbirine. İnsan sesinden medet umulurdu. Eşyalar bir salgın hastalığa dönmemişti. Pencerelerin önünden başlardı gökyüzü ve toprak. Paylaşarak büyütürdü insanlar bir hazzı; paylaşarak yenerlerdi yalnızlığı. Kimsenin önemi zenginliğinden gelmezdi. İnsanın zenginliği güzelliğiydi. Aşk bir olanaktı iyilik için."
Ayrılık, zorunlu ya da gönüllü bir kopuşu bir acıyı kimi durumlarda bir vefasızlığı ve ihaneti imlese de içinde daha geniş bir yaşama potansiyeli taşıyan bir insanlık halidir.
Hiçbir ayrılık gitmekle özdeş değildir. Gerçek ayrılık tam anlamıyla bir unutuşla başlar.