Gelelim öbür konuya, sanat hayatının ahlakla bağlantısına; bu konuyu seçmem eminim sana tuhaf gelecek. Herkes Reading Hapishanesi'ni göstererek "Bak, sanat hayatı insani işte buraya düşürüyor" diyor. Eh, daha kötü yerlere de düşürebilirdi. Hayatta başarıya giden yolları dikkatle düşünüp taşınıp bu işe ölçe biçe kafa yoran daha sıradan insanlar her zaman nereye gittiklerini bilirler ve oraya giderler. Örneğin, bir kilise görevlisi olmayı kafalarina koymuşlarsa, nerede olurlarsa olsunlar kilise görevlisi olmayı başarılar ve bununla yetinirler. Kendinden farklı biri olmak, bir parlamento üyesi, işini bilen bir bakkal, tanınmış bir avukat, bir yargıç ya da bunlar kadar can sıkıcı biri olmak isteyen biri bunu mutlaka başarır. Bu onun cezasıdır.
Bir maskesi olsun isteyen o maskeyi takmak zorundadır.