Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum.
Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi.
Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dona Cecília Paim fakir olduğumuzu bildiğinden, beslenme saatinde, herkesin yemeklerini çıkardığını görünce duygulanıyor ve beni yanına çağırıp seyyar satıcıdan kremalı çörek almam için para veriyordu.
Bana öyle büyük bir şefkat gösteriyordu ki, galiba sırf onu hayal kırıklığına uğratmamak için uslu duruyordum.
-Zezé
Doğar bir ay, gümüş rengi
dağın yemyeşil tepesinde
Şarkılarla çınlar aşığın dili
Sevdiğinin penceresinde
Sevdalı bir ezgidir söylediği
Ağlatır gitarını yine
Aşkınadır bütün nağmeleri
Gönlünden neler geçerse...