Şeker Portakalı, çocuk edebiyatı gibi görünse de aslında her yaştan okuyucunun kalbine dokunacak derinlikte bir romandır. José Mauro de Vasconcelos, Zeze karakteri aracılığıyla çocukların iç dünyasını, sevgiye ve anlayışa ne kadar muhtaç olduklarını yalın ama çarpıcı bir dille anlatır.
Kitapta yoksulluk, aile içi şiddet, yalnızlık ve hayal gücünün iyileştirici gücü temaları öne çıkar. Zeze’nin hayal gücü, yaşadığı acıların üstesinden gelmesinde en büyük sığınağı olur. Yazarın dili sıcak, samimi ve duygusal derinliği güçlüdür.
Şeker Portakalı, insanın içine işleyen, zaman zaman gözleri yaşartan bir roman. Özellikle çocukların duygusal gelişimi ve dünyaya bakış açısı üzerine düşünmek isteyen herkes için mutlaka okunması gereken eserlerden biridir.
Elimde tutarken bir sürü duyguya aynı anda sahip olduğum bu eseri büyük bir zevkle okudum. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum.
Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi.
Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.