"Bana dünyanın en önemli insanıymışım gibi baktğında nefes almak zordu. Birbirimize bakarken, çaldığımız bu an dışında dünya yok olup gitti."
Edebiyat
"Ne zaman etrafımda olsa sanki odadaki güneş gibiydi. Ve bende onun yörüngesinin çekimine karşı koyamayı başaramayan bir gezegendim. Bakabildiğim tek şey oydu."
Reklam
Doğada nerede bir gösterişsel israf görürseniz, bilin ki orada cinsel tercih olgusu işbaşındadır. Kambur balinalar enerjilerini eşleşme mevsimi boyunca her gün, gün boyunca durmadan tekrarladıkları her biri yarım saatlik ve yüz desibellik şarkılarla israf eder. Erkek dokumacı kuşlar tüm zamanlarını süslü yuvalar yaparak harcar. Geyik böcekleri enerjilerini dev gibi altçenelerine harcarlar. Erkek fil foklarıysa her bir eşleşme mevsiminde yağlarının 450 gramlık kısmını diğer erkeklerle kavga ederken kaybederler. Erkek aslanlar dişileri hamile bırakabilmek için her gün otuz kez seks yaparak müthiş miktarda enerji harcar. İnsan türünün erkekleri zaman ve enerjilerinin önemli bölümünü yüksek lisans diplomaları alarak, kitaplar yazarak, spor faaliyetlerinde bulunarak, diğer erkeklerle kavga ederek, resim yaparak, caz müziğiyle uğraşarak ve dinsel tarikatlar kurarak harcar. Bunlar bilinçli cinsel stratejiler olmayabilir, ama "başarı" ve "statü" tutkusunun altında yatan etkenler –hatta maddi kaynaklar tercihi söz konusu olduğunda bile– muhtemelen cinsel seçilim tarafından biçimlendiriliyordur.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Alıntı
Çağdaş Batı dünyasının "evlilik" zannettiği cinsel tekel, ortak mülkiyet ve uzun vadeli sadakat gibi unsurların hiçbiri evrensel değildir. Evrimsel psikoloji, erkeğin bir porno filmine, bir fotoğrafa veya sokaktaki seksi bir kadına verdiği ham primat ereksiyon refleksini (cinsel çekimi) hemen "Eş Seçimi Modülü" başlığı altında kuramsallaştırarak burjuva evliliğine bağlamaya çalışır. Oysa o refleksin evlilikle hiçbir alakası yoktur, sadece hiperseksüel bir maymunun haz arayışıdır. Eğer bilimin yaptığı gibi kavramların içini bu kadar boşaltır, her cinsel dürtüyü ve esnek partnerliği "evlilik/eşleşme" sayarsak; günün sonunda "herkesle yatıp partneriyle oturan" tarla farelerini bile tek eşli çekirdek aile kurucusu ilan etmek zorunda kalırız.
Orijinalinde babunların sadece kısa süreli, anlık çiftleşme anındaki cinsel etkileşimini tanımlayan "eşleşme/eş" terimi, bilim insanları tarafından genişletilerek sanki tüm primatların "tek eşli uzun vadeli aile bağları" kurduğu yönünde sahte bir algı yaratmak için kullanılmıştır. Bu kelime oyunu yüzünden, primat dişilerinin aslında kabiledeki diğer tüm erkeklerle serbestçe yaşadığı o muazzam çoklu cinsel birleşmelerin evrimsel önemi tamamen görünmez kılınmış, sansürlenmiştir. Dil, doğanın çok eşli hakikatini evlilik kafesine tıkamak için bir manipülasyon aygıtı olarak işe koşulmuştur.
Sempatik sinir sistemi (SSS) savaş ya da kaç tepkisi (Darwin'in kaçma ya da kaçınma davranışı) de dâhil uyarılmalardan sorumludur. Bundan neredeyse iki bin yıl önce Romalı hekim Galen, bu sisteme, duygularla (sympathos) işlev gösterdiği için "sempatik" adını vermiştir. SSS, hızlı hareketler için kanı kaslara taşır, kısmen adrenal bezlerden, kalp atışlarını hızlandıran ve kan basıncını arttıran adrenalin fişkırmasını tetikler. Otonom Sinir Sistemi(OSS)'nin ikinci dalı parasempatik ("duygulara karşı") sinir sistemidir (PSS), sindirim, yaraların iyileşmesi gibi kendini koruyucu işlevleri destekler. Kalp atışlarını yavaşlatmak, kasları rahatlatmak ve nefes alışverişi normale döndürmek gibi uyarılmaya karşı fren yapmak için asetilkolin salgılanmasını tetikler. Darwin'in de işaret ettiği gibi "beslenme, barınma ve eşleşme eylemleri" PSS'ye bağlıdır.
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam