“Kötülük eden kötülük, iyilik eden iyilik bulur. Kötülük yapıp da yaptığını kabul etmezsen, insanlar inanabilir sana ama gökteki babamızın gözleri her şeyi bütün açıklığıyla görür. Gökteki babamız cezalandırır seni; bırak araba çarpmasını, bir gün saçak altında yürürken başına kiremit bile düşebilir, köprüden geçerken köprünün yıkılmasıyla nehre çakılabilirsin.
İnsanlar sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım, oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş. Seven insan Tanrı’nın, Tanrı da onun içindedir, çünkü Tanrı sevgidir.
Bir gün adamın biri gelip, bir yıl boyunca çatlayıp yırtılmadan giyebileceği bir çift çizme istedi. Ona bakınca arkasından bir arkadaşımı, ölüm meleğini gördüm. Benden başka hiç kimse bu meleği görmüyordu; bense hemen onu tanıdım ve zengin adamın gün batmadan öleceğini anladım. Aklımdan şunlar geçti o anda: “Adam bir yılın hesabını yapıyor, oysa akşama kalmadan öleceğini bilmiyor.” Ardından Tanrı’nın diğer kelamını hatırladım: “İnsana ne verilmemiştir öğren.”