Kendisini 'değiştirmeyen ve terbiye etmeyen' insanlar, hiçbir zaman ilâhî iltifata mazhar olamazlar. Kişinin istediği gibi yaşaması, ileride istemediği sonuçlara katlanması anlamına gelecektir. Kur'an'ın görmek istediği insan, kendisini bulduğu gibi bırakmayan insandır.
"İslam insanlığın evrensel projesinin adıdır. Arap yöreselliği veya kuzey-güney ayrımı yoktur, bütün insanlık. Bütün insanlığa uyumu fıtrat dini olmasından gelmektedir. Çünkü İslam masa başı dini değildir. İnsanı yaratan kudretin dinidir. 'İslam fıtrat dinidir' bu demek. Yani insanın kaldırabileceği, özümseyebileceği, uygulayabileceği dindir. Bu bütün insanlık için geçerli bir kuraldır. "
"Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor."