Esma

Esma
@esmareads
professional poo cleaner of Lokum
9 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Sizin her şeye gericilik yaftası vurmanız kendi insanınıza nefretinizin tezahürü. Garbın her türlü keyfiyetine ilericilik demek acınası bir durum. Softalar bizi çöle çağırırken siz de bizi kuru taklitçiliğe çağırıyorsunuz. Aslında birbirinizden farkınız yok. Kendi öz ruhumuzu keşfederek de asrileşebiliriz. Bu kadar sathi düşünmeyin. Yüksek fikirlere sahip olmak, illaki kökünden kopmak demek değildir. Milletimizin mazisi, müktesebatı, malumatı, irfanı kâfi derecede derindir.
Sayfa 111·Kitabı okuyor
Aralarında bir yaş olan iki oğlan çocuğu Medine mescidine girdiklerinde, herkes pür dikkat hutbeyi dinlemekteydi. Kırmızı gömlek giymiş olan küçükler acemi adımlarla yürürken sendeleseler de minderdeki dedelerine ulaşmakta kararlı görünüyorlardı. Resûl-i Ekrem’in, torunlarına karşı hissettiği muhabbet öylesine yoğundu ki Hasan ve Hüseyin’i görmezden gelerek konuşmaya devam edemedi ve Allah’ın Resûlü, cemaatin hayret dolu bakışları arasında üç basamaklı olan minberinden indi. İleride cennet gençlerinin efendileri olacaklarını müjdelediği iki yavruyu kucakladı. Hutbesini tamamlamak üzere torunlarıyla birlikte tekrar minbere çıktığında şöyle diyordu: “Allah’ ‘Mallarınız ve çocuklarınız imtihan vesilesidir. derken ne kadar doğru söylemiş! Şu iki yavrunun düşe kalka yürüyüşünü görünce dayanamadım da sözümü keserek onları kucağıma aldım.”
Sayfa 52·Kitabı okudu
“Tanrı’yı inkâr eden hiçbir şeye inanmaz hâle gelmez, her şeye inanır hâle gelir.” demişti Umberto Eco. Bakara suresi 93’te de İsrailoğullarının binbir hâlinden biri anlatılırken “İnkarları sebebiyle buzağı sevgisi iliklerine işlemişti.” buyuruluyor. Anlaşılan bir kez inkar ettin mi her şeye tapar hâle gelirsin.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Kum tanesinin tek başına kumsal olamayacağı gibi, gökyüzü de bir renkle böylesine güzel olamazdı. Bir tek kızarmış yaprağın sonbahar etmeyeceği gibi tek tük iyiler de bir topluma iyi demeye yetmez. İyiliği çoğaltmamız, iyilik için dayanışmamız, ağaçların kökleri gibi yekdiğerimizi sağlamlaştırmamız gerek. Gerek ki fırtınalar kolayına yıkamasın, sıcaklar kavurmasın, öz suyumuz yürüsün elden ele orman olalım. Renklerimiz birbirini güzelleştirsin de gökyüzü olalım. Omuz omuza serilelim güneşin altına, uçsuz bucaksız kumsal olalım.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Radin’in adının yanıp söndüğü kapı kendiliğinden açılınca içeri yürüdüm ve gözüme ilk çarpan, pencerenin ardındaki muhteşem gök manzarası oldu. Pembe, mor ve grinin çeşitli tonlarına boyanmış bulutlar birbirinin içinde eriyormuş gibiydi. Bir an pencereden dışarı akıp o bulutların arasına katılmak istedim; gitmeye hazırlandığım yerde de böylesi gün batışları veya şafak söküşleri var mıydı acaba? Yeryüzü güzelliği olarak bize miras, sadece günbatımıyla şafak söküşlerinin kaldığı söylenirdi. Dalgaları köpüklü mavi denizlerin, berrak göllerin, şırıl şırıl akan derelerin, yeşilin her tonunda yapraklı ağaçlarla dopdolu ormanların, bereketli toprakların varlığını sadece okuyabildiklerimizden öğrenmiştik.
Sayfa 17·Kitabı okudu