"Iste, oraya geliyorum. Zihnin görevi bilinein, yani bu araç ile seyahat edecek farkındaliğin sectigi olus halini yeni düsün-celerle desteklemek ve deneyimi sürekli kalmaktr."
"Hi? Ornek istesem?"
"Tabiii, hemen! Demin dedim ya, köpeklerimiz kendi içgüdüsel tepkilerini verdiler deniz kenarinda. Onu yasachlar.
Bir seçim yok. Bize gelince... diyelim ki sen orada sikilmak istersen, 'Ben sikihyorum,' dersen, bu ne demek? Ben sikila-nim. Buna ol diyorsun, bu durumda. O zaman düsüncelerin söyle gelisir: 'Hava soguk. Kimse yok. Restoran bile kapal, ne yapacagiz burada?.. Hooop, bak ne oldu? Zihninin senin talep ettigin deneyim için ürettigi bu düsúncelerle daha da stkilan, darlanan oldun iste. Istedigin deneyimi yasayabilmen için düsünce üretti zihnin ve üretir. Ne zamana kadar? Ikinci bir seçim yapana kadar. Mesela, 'Keyifliyim,' dersen, bu ne demek? Ben keyifli olanim. Dügüncelerin bu defa söyle geligir:
Ne güzel yüzüyor çocuklar, kimsecikler de yok, bütün koy bizim ooh..' Keyiflenme artacak. Bak, bilinç seçiyor, zihin ise ürettigi düsüncelerle bu seçimin yasanmasimi destekliyor. Bilinç evde ise, o ani yasiyorsa, 'Ben ...'im' diye seçebilir. Seçtigini de deneyimleyebilir. Insanin varolus amaci bu, bilince bir sey olmay1 deneyimletme. Her an."
"Özetle, bilinç ne olmayi seçerse, zihni ona göre disünce üretiyor. Bilinç de tasarimi ile o an, o olmayi deneyimliyor.
Ve her birimiz o yüzden ayni anda farklı deneyim yaşayabiliriz