Tabiata gözlerini kapamaz ideal insan, onu anlamaya çalışır. Elinde Sezar'ın kılıcı vardır, göğsünde Hazret-i İsa'nın kalbi. Sokrates'in kafasıyla düşünür ve Hallac gibi sever Allah'ı. Hem Descartes'in hem Pascal'ın sözlerine kulak verir. Buda gibi, halkın içindedir, Spartaküs gibi kölecilere başkaldırır. Hazret-i Musa gibi cihat ve kurtuluş mesajı taşır.
~Ali Şeriati
Bütün rüyaların kanatlandığı, bütün rüyaların ve kâbusların...Müphemin ve meçhulün vatanı...Kin,öfke,hayal kırıklığı ve sonsuz ümitler: Doğu, duyguların aksettiği perde.
Bu denli çözümsüz, dış olgulara bağımlı bir yaşamın içinde olmamak ne büyük bir mutluluk. O esir. Her gün yaşlanmaya, her gün kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirmeye esir. Her gün gelişen, her gün büyüyen, tüm çağlara varan bir bağımsızlığın, nesnelere dayanmayan bir özgürlüğün mutluluğuna hiç varamayacak. Anadili bile gelişmemiş. Düşünceleri, insan varoluşunun gerçeğini kavramaya yeterli değil.