Esma

Esma
@esmayla1
Dinlemek için open.spotify.com/show/0j7w44PdXE... •Bilgiye sahip biri olarak doğmayı çok isterdim fakat değilim öğreniyorum yani yoldayım
Sağlık Teknikeri
DÜ / SMYO
1998
84 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
8/10
·248 syf.··
2026 5. kitabı
Kitabın Temel Tezi Gazâlî'ye göre dil küçük bir organ olsa da etkisi çok büyüktür. İnsan çoğu zaman eline, ayağına veya gözüne hâkim olabilir; ancak diline hâkim olmakta zorlanır. Bu yüzden kişi konuşmadan önce sözünün Allah katındaki değerini düşünmelidir. Kitabın merkezindeki fikir şudur: "Söylenecek söz faydalı değilse susmak daha hayırlıdır." Dilin Afetleri Gazâlî kitabın büyük bölümünü dilin yol açtığı manevi tehlikelere ayırır. 1. Gereksiz Konuşmak İnsanların çoğu ihtiyaç olmadığı hâlde konuşur. Saatlerce süren boş sohbetler, faydasız tartışmalar ve lüzumsuz yorumlar kalbi katılaştırır. Gazâlî'ye göre: Her doğru sözün söylenmesi gerekmez. Fayda sağlamayan söz zaman kaybıdır. Çok konuşan kişi hata yapmaya daha yatkındır. 2. Yalan Kitapta en ağır dil günahlarından biri olarak ele alınır. Yalan: Güveni yok eder. Kalbi karartır. İnsanları birbirine düşürür. Gazâlî yalnızca açık yalanı değil, gerçeği çarpıtmayı ve insanları yanıltmayı da yalan kapsamında değerlendirir. 3. Gıybet Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biridir. Gıybet: Bir kimsenin hoşlanmayacağı bir özelliğini arkasından söylemektir. Söylenen şey doğru olsa bile gıybet sayılır. Gazâlî'ye göre insanlar gıybeti çoğu zaman günah olarak görmez ve bunu: Şaka adı altında, Dost sohbetinde, Nasihat görüntüsü altında, Hayret veya öfke bahanesiyle yaparlar. Oysa gıybet kişinin sevaplarını tüketen gizli bir felakettir.
Din İslam
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Reklam

Esma

, bir kitap okudu
8/10
·248 syf.··
2026 5. kitabı
İmam Gazali
9.2/10 · 17bin okunma
Her hastalığın ilacı, onu meydana getiren sebebin aksini yapmaktır.
Âmir b. Vâsile’den şöyle rivayet edilir: Allah Resûlü’nün zamanında, adamın biri, bir topluluğun yanından geçerken onlara selâm verdi. Onlar da selâmını aldılar. Adam oradan uzaklaşınca topluluğun içinden biri, “Ben şu geçen adama Allah için kızıyorum” dedi. Oradakiler, “Ne kötü söyledin. Vallahi bunu o adama haber vereceğiz” dediler. İçlerinden birine de, “Ey Falanca! Git o adama yetiş, bunun söylediklerini haber ver” dediler. Gönderdikleri kişi adama yetişti ve durumu anlattı. Bunu duyan adam Allah Resûlü’nün huzuruna vararak meseleyi ona aktardı. Resûl-i Ekrem, gıybet yapan kişiyi çağırmasını istedi. Onu çağırınca Resûlullah, “Onun arkasından şöyle şöyle söyledin mi?” diye sordu. Adam, “Evet, söyledim” deyince, Allah Resûlü, “Ona niçin kızıyorsun?” diye sordu. O da, “Ben onun komşusuyum. Ne yaptığını iyi bilirim. Vallahi, farz namazlarından başka bir namaz kıldığını görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, namazları vaktinde kılmadığımı, âdâbını yerine getirmeden abdest aldığımı ya da namazın rükû ve secdelerini hakkıyla yerine getirmediğimi hiç görmüş mü?” Resûl-i Ekrem adama sordu. O da, “Hayır, görmedim. Vallahi, onun iyi ve kötü her müslümanın tuttuğu şu ramazan orucundan başka bir oruç tuttuğunu görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, orucumu bozduğumu ya da onun hakkını zedeleyen bir şey yaptığımı görmüş mü?” dedi. Resûl-i Ekrem adama sordu. O da, “Hayır, görmedim. Vallahi bu adamın biri ondan bir şey isteyince, Allah yolunda infak olarak, iyi ve kötü her müslümanın verdiği zekâttan başka bir şey verdiğini görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, zekâtı eksik verdiğimi ya da onu isteyeni başımdan savdığımı mı görmüş?” dedi. Resûlullah adama
'Onlara ara ara hatırlat belki de kendi kendilerine zarar veriyorlardır'
Reklam