Esma

Esma
@esmayla1
Dinlemek için open.spotify.com/show/0j7w44PdXE... •Bilgiye sahip biri olarak doğmayı çok isterdim fakat değilim öğreniyorum yani yoldayım
Sağlık Teknikeri
DÜ / SMYO
1998
83 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Bilinçli anne, bilmediğini bilen ve sürekli bilgi ihtiyacını gidermeye çalışan kişidir.
Reklam
Annelik, zayıf reflekslerle yapılabilecek bir görev değildir. Bilakis annenin refleks ve düşünme gücü en üst noktada olmalıdır.
Her hastalığın ilacı, onu meydana getiren sebebin aksini yapmaktır.
Âmir b. Vâsile’den şöyle rivayet edilir: Allah Resûlü’nün zamanında, adamın biri, bir topluluğun yanından geçerken onlara selâm verdi. Onlar da selâmını aldılar. Adam oradan uzaklaşınca topluluğun içinden biri, “Ben şu geçen adama Allah için kızıyorum” dedi. Oradakiler, “Ne kötü söyledin. Vallahi bunu o adama haber vereceğiz” dediler. İçlerinden birine de, “Ey Falanca! Git o adama yetiş, bunun söylediklerini haber ver” dediler. Gönderdikleri kişi adama yetişti ve durumu anlattı. Bunu duyan adam Allah Resûlü’nün huzuruna vararak meseleyi ona aktardı. Resûl-i Ekrem, gıybet yapan kişiyi çağırmasını istedi. Onu çağırınca Resûlullah, “Onun arkasından şöyle şöyle söyledin mi?” diye sordu. Adam, “Evet, söyledim” deyince, Allah Resûlü, “Ona niçin kızıyorsun?” diye sordu. O da, “Ben onun komşusuyum. Ne yaptığını iyi bilirim. Vallahi, farz namazlarından başka bir namaz kıldığını görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, namazları vaktinde kılmadığımı, âdâbını yerine getirmeden abdest aldığımı ya da namazın rükû ve secdelerini hakkıyla yerine getirmediğimi hiç görmüş mü?” Resûl-i Ekrem adama sordu. O da, “Hayır, görmedim. Vallahi, onun iyi ve kötü her müslümanın tuttuğu şu ramazan orucundan başka bir oruç tuttuğunu görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, orucumu bozduğumu ya da onun hakkını zedeleyen bir şey yaptığımı görmüş mü?” dedi. Resûl-i Ekrem adama sordu. O da, “Hayır, görmedim. Vallahi bu adamın biri ondan bir şey isteyince, Allah yolunda infak olarak, iyi ve kötü her müslümanın verdiği zekâttan başka bir şey verdiğini görmedim” dedi. Gıybeti yapılan adam, “Ey Allah’ın Resûlü! O adama sorar mısın, zekâtı eksik verdiğimi ya da onu isteyeni başımdan savdığımı mı görmüş?” dedi. Resûlullah adama
Oblomov'un aşkına karşılık Olga İlyinskaya'nın
“Ben seni bugünkü hâlin için sevmedim Oblomov… Senin içinde, herkesten gizlenmiş başka bir insan gördüm. Sessizliğinin altında büyük bir kalp, yorgunluğunun altında temiz bir ruh vardı. İnsanlardan kaçıyorsun, hayattan saklanıyorsun, kendi içine kapanıp orada kayboluyorsun… ama ben senin böyle sönüp gitmene razı olamadım. Seni uyandırabileceğime inandım. Seninle birlikte yürürsem, seni yeniden hayata döndürebileceğimi düşündüm. Sen konuşurken bazen öyle sözler söylüyorsun ki insan senin ne kadar derin olduğunu hissediyor. Fakat sonra birden geri çekiliyorsun. Hep yarım bırakıyorsun kendini… Hep erteliyorsun yaşamayı. Ben seni tembelliğin için değil, bütün bunların altında hâlâ kirlenmeden duran kalbin için sevdim. Çünkü sende kötülük yok Oblomov… yalnızca bitmek bilmeyen bir yorgunluk var. Biliyor musun, seni ilk gördüğümde sende garip bir hüzün hissettim. Sanki sen dünyaya geç kalmış bir insandın. Herkes yaşıyor, koşuyor, seviyor, kavga ediyor ama sen yalnızca uzaktan bakıyorsun. İşte ben seni o yerden kaldırmak istedim. Sana yeniden inanmayı öğretmek istedim. Senin de bir hayatın olabileceğini, senin de sevebileceğini, mutlu olabileceğini göstermek istedim. Evet, seni seviyorum Oblomov… Ama bu sevgi yalnızca bugünkü sana değil. İçinde saklanan o başka insana… uyanmasını beklediğim sana. Çünkü ben senin böyle yavaş yavaş hayattan çekilip yok olmanı görmek istemiyorum. Seni kaybetmekten değil, senin kendini kaybetmiş olmandan korkuyorum.”
Sesli / Dinliyorum·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam