Esma

Esma
@esmayla1
Dinlemek için open.spotify.com/show/0j7w44PdXE... •Bilgiye sahip biri olarak doğmayı çok isterdim fakat değilim öğreniyorum yani yoldayım
Sağlık Teknikeri
DÜ / SMYO
1998
85 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
2026 6. kitabı
1. Bölüm: Annenin Kendini Tanıması Yazar, birçok annenin çocuk yetiştirmekte zorlanmasının nedeninin çocuk değil, annenin kendi ruhsal yükleri olduğunu söyler. Anne; Çocukluğunda yeterince sevgi görmemiş olabilir. Kendini değersiz hissedebilir. Eşinden destek almıyor olabilir. Sürekli yorgun ve umutsuz olabilir. Bu durumda çocuk eğitimi de zorlaşır. Çünkü: "Umudu kalmamış, yaşama sevinci olmayan bir annenin çocuğunu eğitmesi hemen hemen imkânsızdır." Kitabın önemli mesajlarından biri şudur: Mutlu anne = Güvenli çocuk 2. Bölüm: Neden Bazı Anneler Annelik Yapamaz? Yazar burada sert bir eleştiri yapmaz; aksine anneleri anlamaya çalışır. Anneliği zorlaştıran sebepler olarak: Desteksizlik, Yalnızlık, Eşle yaşanan problemler, Teknoloji bağımlılığı, Düzensiz yaşam, Tükenmişlik, gibi faktörlerden söz eder. Kitaba göre anneler çoğu zaman kötü oldukları için değil, yoruldukları için yanlış davranırlar. 3. Bölüm: Anne-Çocuk Bağlanması Kitabın en önemli bölümlerinden biridir. Adem Güneş'e göre çocuk ilk yıllarda annesiyle kurduğu bağ sayesinde dünyaya güvenmeyi öğrenir. Çocuk; Ağladığında karşılık buluyorsa, Korktuğunda sığınacak bir limanı varsa,
Annelik SanatıAdem Güneş · Nesil Yayınları · 20131,268 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·248 syf.··
2026 5. kitabı
Kitabın Temel Tezi Gazâlî'ye göre dil küçük bir organ olsa da etkisi çok büyüktür. İnsan çoğu zaman eline, ayağına veya gözüne hâkim olabilir; ancak diline hâkim olmakta zorlanır. Bu yüzden kişi konuşmadan önce sözünün Allah katındaki değerini düşünmelidir. Kitabın merkezindeki fikir şudur: "Söylenecek söz faydalı değilse susmak daha hayırlıdır." Dilin Afetleri Gazâlî kitabın büyük bölümünü dilin yol açtığı manevi tehlikelere ayırır. 1. Gereksiz Konuşmak İnsanların çoğu ihtiyaç olmadığı hâlde konuşur. Saatlerce süren boş sohbetler, faydasız tartışmalar ve lüzumsuz yorumlar kalbi katılaştırır. Gazâlî'ye göre: Her doğru sözün söylenmesi gerekmez. Fayda sağlamayan söz zaman kaybıdır. Çok konuşan kişi hata yapmaya daha yatkındır. 2. Yalan Kitapta en ağır dil günahlarından biri olarak ele alınır. Yalan: Güveni yok eder. Kalbi karartır. İnsanları birbirine düşürür. Gazâlî yalnızca açık yalanı değil, gerçeği çarpıtmayı ve insanları yanıltmayı da yalan kapsamında değerlendirir. 3. Gıybet Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biridir. Gıybet: Bir kimsenin hoşlanmayacağı bir özelliğini arkasından söylemektir. Söylenen şey doğru olsa bile gıybet sayılır. Gazâlî'ye göre insanlar gıybeti çoğu zaman günah olarak görmez ve bunu: Şaka adı altında, Dost sohbetinde, Nasihat görüntüsü altında, Hayret veya öfke bahanesiyle yaparlar. Oysa gıybet kişinin sevaplarını tüketen gizli bir felakettir.
Din İslam
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417,1bin okunma
Puan vermedi·622 syf.··
2026 4. kitabı
Roman, İlya İlyiç Oblomov adlı Rus asilzadesinin yatağında uzandığı uzun bir sabahla başlar. Daha ilk sayfalarda onun hayat karşısındaki hâli anlaşılır: Ev dağınıktır, mektuplar birikmiştir, taşınması gerekmektedir, köyündeki işleri kötü gitmektedir ama Oblomov hiçbirini çözemez. Sürekli düşünür fakat düşünce eyleme dönüşmez. Onun uşağı Zahar de efendisine benzer biçimde düzensiz ve tembeldir. İkisi arasındaki ilişki bazen komik görünür ama aslında çürümüş bir yaşam biçimini temsil eder. Evde sürekli aynı döngü vardır: konuşmak, şikâyet etmek, plan yapmak, ama hiçbir şey yapmamak. Roman burada sadece bir adamın tembelliğini anlatmaz; eski Rus aristokrasisinin çözülüşünü göstermeye başlar. Kitabın en önemli bölümlerinden biri “Oblomov’un Rüyası”dır. Burada çocukluğunun geçtiği Oblomovka anlatılır. Oblomovka neredeyse zamanın akmadığı bir yerdir: herkes sürekli yemek yer, uyur, çalışmaktan kaçınır, hayatı olduğu gibi bırakır. Çocuk Oblomov: düşmesin diye korunur, yorulmasın diye engellenir, tek başına karar almasına izin verilmez. Bu yüzden büyüdüğünde gerçek hayatın sertliği karşısında iradesiz kalır. Çünkü çocukluğunda mücadele etmeyi hiç öğrenmemiştir. Roman aslında burada şunu söyler: İnsan sadece karakteriyle değil, yetiştiği atmosferle de şekillenir. Oblomov’un pasifliği doğuştan değildir; yıllarca öğretilmiş bir yaşam biçimidir. Andrey Stolz sahneye girdiğinde romanın enerjisi değişir. Stolz: yarı Alman disiplinine sahip, çalışkan, hareketli, modern dünyaya uyum sağlayan biridir. Oblomov’un tam tersidir.
Duygu ve Düşünce
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
İNSANIN ANLAM ARAYIŞI / Spoiler vermeden anlatmaya çalıştım
7/10
·168 syf.··
2026 3. kitabı
Neredeyse hafta sonumu bu kitap üzerine geçirdim. Ve sonunda bitirdim. Okurken ruh hali kasvetim o kadar fazla oldugu ki Victor Franklin'in incelemelerinde bahsettiği gibi 'henüz vicdan ve merhametini kaybetmeyen herkesin okurken, izlerken, dinlerken yüreğinin burkulması gerekiyor' kitap özellikle birinci dünya savaşı sonrası toplanma kamplarında mahsur kalan insanların yaşadığı o sefalet ve ruhsal durumlarınıda göz önünde bulunduruyor. Tüm diğer kitaplardan ayıran özelliği ise uzman psikolog gözüyle en kötü anda en kötü sahnelerde insanın verebileceği tepkiler duygular ve ruhsal betimleri güzel yansıtıyor. Dili yalın akıcı olmasına karşın bazı satırlarında olaylar arasında kopuş yaşasam bile genel itibariyle toparladım. Sonunda ise herşeyini kaybetmiş biri neye dönüşür ya da artık dönüşemez bunu anlamış oldum. Tinsel duyguları o kadar güzel hissettirmesi ve okurken duygular arasındaki geçiş gözle görünür şekildeydi. Nietzsche' in bir çok sözü ve cümlesine de tam olayla bağlantılı yer vermesi üzerine kitap daha önem arz ediyor hâle geldi. Sahip olduğumuz ve belki de bizim için artık rutin hale gelen en basit eylemlerimizin kıymetini de anlamış olduğum. İnsan sisteminin varoluşunun açlığa, zorbalığa, şiddete, hor görmeye, çaresizliğin en son raddesine gelene dek uzanan bir çok duygu durumunu hissettim. Aklımda kalan bir kaç cümleyi de not etmek istiyorum • günlerdir beslenmeyen fırçalanmamış dişlerimizi kaybedeceğimizi düşünmemize karşın eskisinden daha parlak ve canlılardı • çalışırken kendi aralarında bir gün eve dönerlerse yiyeceği yemeklerden bahsederlerdi bense bunları düşünmezdim açlığa bu kadar alışmış bir organizmaya tekrar yiyeceği hatırlatmak ne denli doğru olabilirdi Bu ve benzeri bir çok duygusal farkındalık yaratan cümleleri gördüm beğendim
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 2. kitabı
Olabildiğince spoiler vermeden kendi yorumumla kitabı anlatmak istiyorum. Öncelikle kitabın teknik olarak özelliklerine gelecek olursam kitap 2 kişi üzerinden yürüyor ve bu iki kişinin var olan durum hakkında duygu ve düşüncelerini ve o an yaşadıkları olayları günlük tarzında başlıyor. Kitabını dili yalın aynı zamanda bence her yaşa hitap edebilecek bir tarzda yazılmış fakat her yaşın okuması gerekiyor mu o konu biraz tartışılır. Kitap ilk başta iyi ki bu kitabı okumuşum hatta sanki izlediğiniz bu tarz bir film ya da dizinin size çağrıştırdığı bir takım şeyleri size hatırlatıyor ve kitabın başında sıkılmadan neredeyse yarısına kadar okuyorsunuz fakat gel gelelim zaten yaşanmış ve okuduğunuz olayların bir de 2. kişinin gözüyle ve hissettikleri ne aynı olayın aynı tarzda anlatılması sizi otomatikman sıkmaya başlıyor ve kitap kendini tekrarlıyor gibi hissediyorsunuz kitabın bir an önce sonlarına gelmek istiyorsunuz o kısımda çünkü tamamen kitap günlük haline gelmeye başlıyor. En azından benim için öyle oldu tekrar eden herhangi bir şey ya da farklı bir şey göremedim. Verdiği duyguya gelecek olursak bir ruh sıkıntısı ile baş başa kalıyorsunuz kitaptan ve mutlu sonla bitmesini çok kötü şeyler hisseden kitaptaki başrol karakterlerinin bir an önce kurtuluşa ermesini hissediyor istiyorsunuz. Yani sürekli bir bekleyiş hali ve ardı ardına gelen soru işaretleri ile dolu bir kitap sürükleyici oldu konusunda pek yorum yapmayacağım ama Yalın bir dil kullandığından ötürü kitabın aktığını söyleyebilirim yani başlarsanız kitaba bitirirsiniz de. Ben çevreden çok duyduğum için büyük bir merak ve aynı zamanda beğeni toplayan bir kitap gözüyle bakıp o şekilde başlayıp bitirdim fakat beklentimin çok çok altında kaldı diyebilirim özellikle kitap sonuna yaklaştığımda. Ve aynı zamanda kitabı
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202411bin okunma