Esra

Sen harp müddetince dükkanında yan geldin, keyfine baktın. Burnun kanamadı. Bir gece uykusuz kalmadın. Fakat ben biliyorsun ki yirmi üç yaşında fidan gibi evladımı kaybettim. Niyazi Efendi… sen neyini kaybettin? Külahını mı, kunduranı mı, neyini? Çanakkale’de oğlumun göğsünde… bir obüs parçalandı, kıtası cesedini değil, tırnağının ucunu bile bulamadı. İşte o, Fransız obüsüyle öldü Niyazi Efendi! Sonra siz burada bana sakin ol diyorsunuz. Daha ne kadar sakin olayım?
Sayfa 96 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Zamana tutsağız, doğuyorsunuz, ne önce ne sonra, tam şimdi. Tohumlarınız o adam tarafından ekiliyor, isteseniz de istemeseniz de babanız. Bedeninize bir isim veriyor. O adamın istenmeyen meyvesi oluyorsunuz ve soyağacına asılıp kalıyorsunuz. Buna köken diyoruz.
Sayfa 87 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Şimdi, kesin bir kabulleniş, kesin bir his ve kesin bir istekle, başkalarının da sahipleneceği, dışarıdan bakıldığında kendi yüz çizgilerimin görüleceği, şu ana kadar üstüne düşünmediğim yeni, kendime has bir Moscarda peşindeyim.
Sayfa 81 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Halen bütün bu düşündüklerimi sağlıklı bir şekilde anlayacak sağduyuya sahibim ve büsbütün deli gibi davranmamak, aklımdan feragat edememek, her ne kadar başkalarının düşüncelerine kendimi vermiyorsam da kendimi görmeden kendim için yaşıyor olmak beni hayal kırıklığına uğratıyor.
Sayfa 26 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Kim temin edebilir ki Irak cephesinde bir süngü hücumu esnasında omuz başında şu derin yarayı açan düşman askeri, biraz evvel kaldırımda yan yana yürüdüğü İngiliz askeri değildir? Böyle olduktan sonra göğsünde taşımakta olduğu şu maden parçasının artık ne ehemmiyeti kalmıştır. Biraz evvel kendisiyle alay eden ve vapura bindiği esnada kendisine sürünmemek için yan yan uzaklaşan "Göğsünde onu taşıyacağına, eğer para ederse sat da sabun alıp hamama git!" diyen şu halka mı, şu cephe gerisi denilen karnaval alemi maskaralarına mı?
Sayfa 29 - İthaki Yayınları, Rüştü·Kitabı okudu
1000Kitap