Gençlik denen macera, eninde sonunda sönecek bir ateşten ibaretmiş. Şimdi buzlar içinde, o ateşi özlüyorum. Lakin gailesini de pekala hatırlıyorum. Ne hamlık kolaydı ne de ateşte döne döne pişmek. Gençliğin alameti, her şeyi bildiğine vehmetmek, ziynetiyse görkemli bir cehaletti.
Ne ben eskisi gibiyim artık ne de hayat eskiden önümde uzanan o uzun, güneşli yol. Yolun gittikçe kısaldığını, göğün usul usul karardığını anlayan herkes gibi, nicedir hep geriye doğru yürümeye, handiyse kaçmaya uğraşıyorum.