Depresyona toplumsal cinsiyet eşit(siz)liği penceresinden bakmak isteyenler için rehber olabilecek bir kitap.
Sağlıklı depresif tepki mi olurmuş? Nasıl?
Ataerkil toplumlarda kadının hor görülmesinden kaynaklı tepkilerin çoğunun sağlıklı tepkiler olduğunu görüyoruz. Örnekler öyle içten, öyle bizden ki, komşu teyzemiz, halamız, anneannemiz karşımıza oturup benim zamanımda şöyleydi diye anlatmaya başlıyor sanki.
Ne yazık ki bizim zamanımız da çok farklı değil. Kadınların bir araya geldiği ortamlarda paylaşımları genelde "çektikleri acılar" ve "yaşadığı haksızlıklar" üzerine oluyor. Birçoğumuzun bu hikayeleri dinleyerek büyüdüğünü varsayıyorum. Hatta büyüyünce de o hikayelerin ana kahramanı olabiliyoruz.
İlkokulda annelerimiz için ezberlediğimiz bir türkü vardı zaman zaman da hatırlarım:
Güneşin alası çok
Her evin çilesi çok
Analar çeker yükü
Kimsenin bilesi yok
Gelin çiçek verelim
Yollarına serelim
Sevgi dolu türkülerle
Annemize verelim
Çocuğa bakar anne
Evine tapar anne
Gece gündüz çalışır
Yarını yapar anne
Gelin çiçek verelim
Yollarına serelim
Sevgi dolu türkülerle
Annemize verelim
Analığın çile çekmek olduğu nasıl da kabullenmişiz ve bir çiçekle çözüyoruz her şeyi
Umuyorum ki böyle türküler artık ezberletilmiyordur :)
Ta küçükken kız çocuğu şöyle yapar, böyle giyinir, şu şekilde oturur diye eğitiliyoruz. Erkek çocuklarının her yaptığı ise "şımarık"lığın gölgesinde sevimli şeyler olarak görülüyor. Yine büyürken "evlenince yaparsın, evlenince rahatlarsın" gibi vaatlerle evliliğin bir kurtuluş olduğunu öğreniyoruz. Ne yazık ki şanslı da değilsek evlilikte bu anlatılan masalların gerçek olmaması ile karşılaşıyoruz. Sonra çatışmalar başlıyor.
Hayaller pembe panjurlu ev, hayatlar engellenmişlik, yaşamını denetleyememe, haksızlık, eşitsizlik, benlik kaybı...
Her gün