Her gün daha iyi hissetmenin, daha güçlü olmanın, daha doğru düşünmenin yollarını anlatan sayısız cümleyle karşılaşıyoruz. Peki ya kulağa iyi gelen bu söylemler, insanı kendi gerçekliğinden uzaklaştırıyorsa? Uzm. Psk. Esra Oras, modern psikoloji dili içinde dolaşıma giren ve çoğu zaman sorgulanmadan kabul edilen söylemleri titizlikle ele alıyor. “İzin vermediğin sürece kimse sana değersiz hissettiremez”, “Kendinden emin olursan, kimse seni etkileyemez”, “Kendine yetebildikten sonra kimseye ihtiyacın olmaz” gibi kabullerin neden eksik ve indirgemeci olduğunu görünür kılıyor. İnsanın kırılganlığını ve sınırlılığını yok sayan bu dilin, kısa vadede güç verirken uzun vadede nasıl bir yabancılaşma ürettiğini sorgulamaya açıyor. Yazar aynı zamanda inançlı bireylerin psikolojiyle kurduğu mesafeyi, kopuş ve teslimiyet uçlarının ötesinde yeniden düşünmeye davet ediyor. Psikoterapi insanı bencilleştirir mi? İnançla çelişir mi? Tevekkül eden biri terapiye ihtiyaç duymamalı mı? Kaygı, üzüntü ve kararsızlık yaşamak iman zayıflığına mı işaret eder? Bu soruları ve ardındaki tereddütleri görünür kılarak daha samimi bir temas imkânı arıyor. Bizi, doğru bildiklerimizi sorgulamaya ve insan olmanın kırılgan gerçekliğiyle temas etmeye çağırıyor.
Divane Ruhum..
Sırtıma değil, Yüreğime bindirdim yüklerimi.... Zihnimi bir bozkırın ortasında, Yüreğimi ise; bir çift, kahve, Buğulu camın ardına bıraktım... Göğsümde inim inim inleyen bu kalp, Ne bana ait, Ne de bu kaybolmuş,içindeki karanlığa güneş toplayan bu divane ruhuma... Ben... Ben sevdayı fanilerde bulmadım. Ben sevdayı, Ezel'de buldum... Onunla var oldum.... Esra Ecrin Tekin 💐
Reklam
Esra Sena Üstündağ alıntısıdır…
Bir şeyi merak ediyorum, Esra diye mesaj atan arkadaşlar siz hayırdır ya?!
"Bazen duvarların kavlayan boyalarına benzer beyazlıklar dökülüyordu üstümden, ardımda beyaz tozlar bırakıyordum, insanlar beni değil de yerdeki tozları görüyor, geçtiğim yerleri kirlettiğim için bana kızıyorlardı. “Sen niye kavlıyorsun, niye durmadan eksilip dökülüyorsun oğlum, derdin ne senin, içine akıttığın bu yaş ne, bu nem ne, bu nemin çürüttüğü bu kalp ne?” diyen yoktu..." Kırık Kalemler Dükkânı (Koleksiyoncu) Esra Kılıç Türedi
Alıntı
"Annemin ellerinden dışarı taşan mavi damarları, yanaklarındaki yorgun ayva tüylerini, eteğindeki telaşı, öne eğmekten yorulmuş başını zihnime çizerdim nakış nakış. Sıra göz bebeklerinde yuvalanan o cam kırığı hüzne gelince, “Bütün anneler böyle mi akar kalemin ucundan?” derdim. “Mahzun, yorgun ve tarumar? Hepsinin gözlerinden yanaklarına doğru genişleyen derin çizgileri var mıdır? O çizgilerden akan boz bulanık nehirler o kadınların gençliğini önüne katıp sürüklemek zorunda mıdır?" Kırık Kalemler Dükkânı Esra Kılıç Türedi
Alıntı
Reklam
Reklam