Esra Alkan

Esra Alkan
@esra01012
Puan vermedi·724 syf.··
2024 5. kitabı
"Hayatım hayatımın romanı olsun.." diyerek başlayalım.. En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1, En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada olması bile bir çelişki teşkil etmiyor mu? Meraklanıp, kitaba başlayıp, kitaba tutunamayanlar: (Selim olsa hepinizden tiksiniyorum derdi :)) ) Kitap hakkında fikir ve naçizhane tavsiyelerime gelirsek: 1. Kitaba korku ile başlamayın ( "Yok bu kadar insan iyi kitabı neden yarım bıraksın ki?" gibi) 2. Hiçbir olumsuz yorum sizi yıldırmasın; 3. Kitabın kalınlığı, sayfa sayısı gözünüzde dağ olmasın; 4. Kitaba başlamadan önce akıcı bir roman olacak diye düşünmeyin; 5. Ve sonda yeni ve hiç bilmediğin türden kapılar açmak senin elinde.. İlk başlarda okuduğumda biraz afallamıştım. Bir çok okurun dediği "anlaşılmamazlık, akıcılık" kısmı bende yoktu. Ama bunlar güzel günlerimdi. Kitap bir yerden sonra karmakarışık olmaya başladı. Karakterler belleğimde kayboldular. Kitabın gelgitleri beni yormaya başladı. Okuduğum kısımların üzerinden iki kere geçmek zorunda olduğum bile oldu. Sonra yavaş yavaş taşlar yerinde durmaya başladı. * Okumadığım zamanlarda okumak için içimden gelen talep; * Her an Selim`in yerine kendimi koymam; * Bir okumaya başladım mı ne kadar çok okuduğuma kendimin bile şaşması, vs.vs. Bir süre sonra kendinizden geçiyor, ara sıra Turgut çokça Selim oluyorsunuz. Altını çizdiğiniz alıntıları okudukça anlıyorsunuz ki aslında bu çaba boşuna değildi. Kitabı akıcı bir roman olarak değil, piskolojik ve felsefik yönden ele alırsak daha az hata yapmış olur, daha çok okumak için yol kat etmiş oluruz. *En sıkıldığım nokta (1 ay o bölüm yüzünden aksadım) Günseli`in Selim hakkında konuştuğu bölümdü. İlk kez kitapta o bölümde sıkıldım. Paragraf boyunca bir tek virgül, nokta işaretine rastlamadım. Bu beni yıldırmadı desem yalan
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·64 syf.··
2024 4. kitabı
Şükrü Erbaş'ın ilk şiir kitabı. Şöyle en baştan en sona doğru okumaya başladım ama bazılarını bulamadım:( Bir şairin gelişimine tanık olmak ya da onda etki edenleri bilinçaltının temizliğini görmek temsilen şiirde bulmak bir şekilde iyi olabilir diye düşündüm. Nezdimde ilk kitabına göre başarılı ama bazı şiirleri neden olmuş diye sordum. Siz hiç duyarsız insanlara Şiirler sundunuz mu? Ya böyle şiir olmaz ya vallaha hani bunu ben yazmış olsam silerim... Şiir de yaptınız mı ettiniz mi olmuş mu? Bunların anlatımı hoş durmuyor. Şiir duygu devinimidir bunu da düşündürerek sorarak veremezsin hoş versende vermemen gerek... Şahıs onu kendisi olmalı. Diyor sığ sularda boğuldunuz mu? Evet. Tamam bitti. Ben bu arada 7 vermişim çok ilginç. Daha düşük vermem lazım. :) olaki ailesiyle özelliklede babasıyla arası pek iyi değilmiş gibi bunu birçok şiriinde dile getiriyor. Bence bir sanatçının ilk kitabı çok önemlidir... Çünkü kendini yazar. İlk kitap ve Şükrü Erbaş çok uzakta.... kendinden uzağa gitmiş...
Küçük AcılarŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi · 2024735 okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2024 3. kitabı
İçimi Döktüm Galiba...:)) Bir insanla tanıştandığında zihninde bir roman karakteri canlanıyor mu? Ya da bir gezide ilk defa gördüğün bir manzara okuduğun bir romanın anlatığı mekanın kokusunu duyuruyor mu? Tam tersi de olabilir yani. Okuduğun bir romanda ki karakteri gerçek hayatta birileri ile kıyaslama gibi. Hayatının odak noktasına kitapları koymuş çoğu okuyucu kısmen veya hepten bu tür duyguları yaşamıştır, yaşıyordur. Tıpkı her gördüğü kişiyi bir film/dizi aktörüne benzetenler gibi. Her tanıştığım kişi okuduğm kitaplardan bana bir şeyler hatırlatır. Kimisi binlerce yıl öncesine götürür kimisi de yüzyıllar sonrasına. (Kimisi de lağım çukuruna...) Lisede başımı epey derde soktuğum bir zamanda (uzaklaştırma aldığım), daha önce içeriği hakkında bilgimin olmadığı "Sefiller" romanı ile eve döndüm. Odama geçtim ve okumaya başladım. -Bende bir alışkanlık haline geldiğini sonradan fark ettim. Canımı sıkan veya stresli bir durum ile karşılaştığımda elime kitap alır başka bir dünyaya zihnen adım atarak mevcut durumun üzerimdeki etkisini kırmaya çalışırım- Jean Valjean karakteri ile o kadar özdeşleşmiştim ki kitabı elimden bırakmadan 17-18 saatte 582 sayfalık "Sefiller" kitabını bitirmiştim. 3 4 gün boyunca Martin'in Ruth ile ilk karşılaşmasından sonra evine dönerkenki ruh halinde idim. Hiç bir zaman bir daha öyle bir kitapla karşılaşmadım. (İçinde bulunduğum duygu durumundan olsa gerek.) Ta ki Martin Eden'le tanışana dek. Lisede iken bir kitapta tattığım o duyguyu tekrar yaşadım. Kitap boyunca geçmişim film şeridi gibi zihnimde sürekli canlandı. Martin'le çok fazla ortak noktamız vardı. Hele öyle olaylar vardı ki birebir aynısı. İkinci kez başkalarını değil de kendimi görüyordum okuduğum romanda. Duygu durumumun çok fazla değişmemesi için 100 sayfa okuduktan sonra araya 1
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 1. kitabı
George Orwell / Hayvan Çiftliği Öncelikle şunu söyleyeyim, kitap bir çırpıda okunabilen bir kitap. Sizler için üşenmedim tek tek boş olan sayfaları ve sadece resimlerin olduğu sayfaları saydım: toplamda -yanlışım yoksa- 46 sayfası zaten boş. Geriye okunacak 106 sayfa kalıyor. Ee bi zahmet o kadarcık sayfayı da okuyuverin (: Kitabı okuyup da beğenmeyen pek azdır diye sanıyorum. Ancak okuyanların büyük bir çoğunluğunun aklında kalan tek veya en belirgin ifade: "BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR. AMA BAZI HAYVANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR." kalıbı sanırım. Tamamen bu cümleye odaklanmanın yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bir yandan bu kadar çok göz önünde olan, bu kadar bilinen ve sevilen bir kitabı neden daha önce okumadım diye kendime kızıyorum. Bir yandan da farkettim ki bu sıralar, okuduğum kitaplarda hep günümüze ışık tutan detaylar görüyorum. Ya ben çok hayalciyim ya da bizim kuşağın şahit olduğu birçok olay "tarih tekerrürden ibarettir" sözünü tasdikler nitelikte... Tabii ki bu kitap yalnızca bizim dönemimiz için ders alınacak bir kitap değil; tarihi olayları farklı bir açıdan değerlendirmemize veya tarihsel bazı olayları tekrar sorgulamamıza kapı aralayan bir başyapıt niteliği de taşıyor. Kitabı okumuş veya okumamış herkesin, bu kitabı daha iyi anlaması için farklı kaynaklardan 1905 Rus Devrimini, 1917 Ekim Devrimini öte yandan Stalin ve Troçki arasında ki çekişmeyi detaylıca incelemelerinde yarar buluyorum. Zira özellikle Ekim Devrimi ve Stalin-Troçki çekişmesi kitabın özünü oluşturmaktadır. Kitapta tasvir edilen karakterlerin gerçekte kimleri temsil ettiğini anlamak açısından da bu araştırmaları yapmak faydalı olacaktır. Kitabın genel konusunu, "insanlarca ütopik bulunan bir hayale tam ulaşılabilecekken, güç zehirlenmesi yaşayan Stalin'in bu ütopik dünyayı distopik
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
Puan vermedi·71 syf.··
2024 2. kitabı
Stefan Zweig-Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Zweig tarafından kaleme alınan bu eserde gerçekten de tutkunun derinliğini iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Gencin kumara olan tutkusu, ve kitapta başrol de yer alan Mrs. C'nin gence olan tutkusu okurken sizi hayrete düşürebilir. Kitabın ana konusu kocasını kaybetmiş Mrs. C'nin tatilde karşılaştığı kumar borcundan intihara sürüklenen bir adamın hayatını kurtarmak için yaptıklarını anlatması ve sonrasında maruz kaldığı muameleyi anlatmasıdır. Arka planda siyasi mesajlar içerse de ben incelememde bu konuyu atlayıp tutku konusunu ele almak istedim. Başarılı bir eğitimden geçen genç, amcasının at yarışında kazandığı parayı görünce kolay para kazanmanın ardına düşer. Babasının harçlık olarak yolladığı parayı kumarla katlayarak zengin olma yolunda ilerler. Zamanla kazandıklarını kaybedip sırf daha fazla kazanmak için hırsızlık yoluna bile düşer. Kumarın insanları nelere sürüklediği ne kadar aşikarken, halen dünya da çok fazla oynanmakta ve fahiş miktarda paralar dönmektedir. Mrc. C'nin yaşadığı acıyı gerçekten Zweig çok başarılı resmetmiştir. Kitapta çok fazla psikolojik betimleme olduğunu düşünmeme rağmen karakterleri bize çok güzel yansıtmıştır. ''Yalnızca ölmek istediğimi hatırlıyorum, ama çok istediğim halde o hüzünlü halimle bunu çabuklaştıracak güçten yoksundum.(syf 17)'' Gerçekten de her şeyi göze almış, elinden geleni yapmış ve herkesin içinde onuru yerler altına alınmış bir kadının yaşamından yirmi dört saati aktarmıştır Zweig. Mrc. C'de ölmek istediğini belirtmiş, ancak bunu yapmamıştır. Herkesin hayatında canının yandığı noktalar vardır illaki. Ölmek istediğimiz, ötesini düşünmediğimiz noktalar. Halbuki yaşama arzusu bedenimizin her zerresinde ölüm arzusundan çok daha güçlü bir şekilde
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma