Esra

Parçalarını tekrar bir araya getirdiğinde, parçalandığı zaman nasıl hissettiğini unutuyordu insan. İyileşen yaraların ilk açıldığında nasıl hissettirdiğini de.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Panik atakların hep fiziksel, somut bir şey olduğunu sanırdım. Gürültülü ve duvarlara çarpmaya benzeyen bir hal. Oysa tam tersiymiş: derli toplu bir dinginlik. Gece denizde yüzerken bir petrol tabakasının ortasında kalmak gibi. Kıpırtısız, yoğun, sessiz bir karanlıkta asılı durmak gibi.
Onun kahkahasını duymak dışarıda daha fazla kahkaha olduğunu hatırlamak gibi bir şeydi; beni umut dolu ve aydınlık bir yere bağlıyordu.
“Kaosa uzun süre gözlerini dikersen kaosta sana bakmaya başlar.” Nietzsche
Belki de çocuk yetiştirmek, onlara dünyadaki en sevdiğin şeyi vermek ve o şeyi sevmelerini ummaktan ibaretti.