Esra

Bir ahlak sistemi bizlere ne yapmak ve ne yapmamak gerektiğini söyler ancak bizlere ne hissetmemiz gerektiğini söyleyemez.
Reklam
Artık oğullarımızı ve kızlarımızı kutsal kitapta yer alan İbrahim’in ve İshak’ın hikayelerindeki gibi sunaklarda kurban etmiyoruz. Ancak doğdukları zaman ve sonrasında büyürken onlara bizleri sevmelerinin, saymalarının ve hürmet etmelerinin, bizler için ellerinden gelenin en iyisini yapmalarının, hırslarımızı tatmin etmelerinin, kısacası ebeveynlerimizin yoksun bıraktığı her şeyi vermelerinin gerekli olduğunu aşılıyoruz. Buna terbiye ve ahlak diyoruz.
Hissetmeleri gerekeni hissettiğine inanan ve hissetmeyi kendilerine yasakladıkları duyguları hissetmemek için ellerinden geleni yapan bireyler, sonunda hastalanırlar, yani kabullenemedikleri duyguları çocuklarına yansıtarak faturayı onlara ödetirler.
Hayalimdeki günleri bile böyle küçük hesaplarla geçirdim işte albayım. Aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar birikmeye başladı; kurduğum hayaller, bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu. Düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadı. Belirli noktalara biriken eşya, odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı.
Sayfa 24·Kitabı okudu