Şaşırtıcı olan, belirli bir süre boyunca akran yöneliminin etkileri altında yaşayan birçok çocuğun da benzer bir travma yaşamadan, travma yaşamış çocuklar kadar güçlü savunma mekanizmaları geliştirebilmesidir. Görünüşe bakılırsa, akran yönelimli çocukların da kendilerini kırılganlığa karşı geçmişlerinde travma yaşayan çocuklar kadar korumaya ihtiyacı var. 
İyi olma güdüsü çocukların karakterlerinden çok kurdukları ilişkilerin doğmasından kaynaklanır. Eğer bir çocuk ‘kötüyse’ düzeltmemiz gereken şey çocuk değil, ilişkileridir. 
Aslında çocuklar yalnızca aralarında sıkı bağlar kurdukları insanları örnek alır. Bizi örnek almalarini sağlayan şey; hayatlarımız, çocuklarımıza karşı hissettiğimiz sorumluluk duygusu veya hayatlarında oynadığımız bakıcı rolü değildir. Bir çocuğun başka bir insana benzemek, bir insanın niteliklerine sahip olmak istemesini sağlayan şey bağlanmadır. Kısacası örnek alma bir bağlanma dinamiğidir. Çocuklar bağlandıkları kişilere taklit ederek söz konusu bireylerle kurdukları psikolojik yakınlığı muhafaza eder. 
Çocuklarıyla tamamen içgüdüsel olarak iyi bir bağlanma ilişkisi kuran insanlar bir tane bile ebeveynlik becerisi öğrenmemiş olsalar da genelde başarılı ve işlerinin ehli birer ebeveyn olurlar.