çok sade, yalın ama derin bir kitaptı benim için. son dönemlerde baba figürünün edebiyata daha fazla girdiğini görmek hoşuma gidiyor ve baba-oğul baba-kız ilişkileri okumayı seviyorum. kitapta bir baba ile oğlunu okuyoruz ve aralarındaki duvarı yalnızca 48 saatte usul usul yıktıklarını görüyoruz. söylenmeyen, havada asılı kalmış öyle çok söz vardı ki kitapta, karakterler yerine siz içinizden geçiriyordunuz bunları. kitap boyunca hep buruk hissettim, tıpkı antonio gibi :’
çekince duymadan önereceğim bir kitap oldu, son derece güzeldi.
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,090 okunma
öncelikle en son sekizinci ve dokuzuncu sınıf zamanlarımda bu tarz tarihi kurgular okuduğumu söyleyerek konuya girmeliyim. uzun zaman sonra elime beni geçmişe, ergenliğime götürecek bir kitap almış olmak tuhaf hissettiriyor.
kitaptaki erkek karaktere tarihi her kurguda olduğum gibi gıcık olduğum için sanki okuduğum onlarca kurgunun bir başka versiyonunu okuyormuşum gibi hissettim. eski bir kitap zaten ama klişelerden geçilmiyor elbette dhvbasdc yine de bu durum beni mutsuz etmedi, tadımı asla kaçırmadı çünkü fark ettim ki BEN KLİŞEYE AÇMIŞIM. uzun süredir aradığım şey buymuş resmen, onu gördüm. ve kitabı oldukça memnun bitirdim.
sadece erkek karakterin biraz fazla sürünmesini, calpurnia'nın aşkı yerine gururunu birazcık olsun öne koymasını dilerdim. maalesef kızımız lordumuza öyle aşıktı ki her sözüne her temasına yenik düştü... durum böyle olunca tadım sürekli kaçıp durdu yfdhvbndkfv neyse, keyif aldım mı? evet. bu evrene dahil olan diğer iki kitabı okuyacak mıyım? evet. önerir miyim? duruma göre.