Adından da anlaşıldığı üzere kitap, son nefes yani ölüm üzerine yazılmış, otuziki yaşında akciğer kanserine yakalanan beyin cerrahı Paul Kalanithi'nin kendi cümleleriyle hikayesini anlatıyor. Son bölümü malesef yaşamını yitirdiği için eşi tarafından yazılıp tamamlanıyor. Ben ailemde bu lanet hastalığı defalarca deneyimleyen, sevdiğim bir çok insanı kaybetmiş biri olarak, çok etkilendim ve son bölümde gözyaşlarımı tutamadım. Okurken defalarca empati kurup, ya ben, ya oğlum,ya eşim(ki nazofarenks kanserini yendi kendisi) olsaydı diye düşündüm,iyi kilerle ohhh çektim, ama gencecik bir doktorun, üstelik hayatta en büyük arayışı ölüm olan bir insanın hastalığı nasıl soğukkanlı karşıladığına, yaşamına nasıl dört elle sarıldığına, hastalık sürecinde baba olma cesaretini de göstermesine hayran oldum. Bu lanet hastalıkla mücadele eden herkese acil şifalar, yakınlarını sevdiklerini kaybedenlere sabır diliyorum. Böylesi teknoloji ve tıbbın ilerlediği 21.yüzyılda bu lanet hastalığa halen bir çare bulun(a)mayışına ise hayret ediyorum.