Esra Erkan

Esra Erkan
@esraerkn
Ankara Üniversitesi
17 Ağustos
109 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
8/10
·224 syf.··
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 20:43
Agatha Christie'den okuduğum ilk kitaptı. Polisiye türü bana çok hitap eden bir tür olmadığı için daha önce bu tarz kitaplara pek yönelmemiştim. Ancak çok sevdiğim bir arkadaşımın hediyesi sayesinde okumaya başladım. İlk 100 sayfayı geçtikten sonra kitabı elimden bırakamadım. Başlangıçta katilin kim olduğunu doğru tahmin etmiştim, fakat kitap ilerledikçe bu fikrimden vazgeçmiştim. Sonunda ilk tahminimin doğru çıktığını görmek beni ayrıca memnun etti. Genel olarak oldukça akıcı ve sürükleyici bir kitaptı. Olayların temelinin daha en başta verilen bir metne dayanması ise çok hoşuma gitti. Bu, yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama kesinlikle son olmayacak gibi görünüyor.
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·344 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 22:46
Okurken, Adelaide kadar kırıldığımı hissettim. Kitabı en başta sevmeyeceğimi düşünmüştüm; fakat hikâye ilerledikçe beni içine çekti ve yarısına geldiğimde artık elimden bırakamadım. Sonunda bir günde bitirdiğimi fark ettim. Bu noktada, kitap bana sevilme ihtiyacının insanı ne kadar savunmasız hâle getirebildiğini düşündürdü. Bazen bu ihtiyaç o kadar ağır basıyor ki, ideallerimize uyan birini gördüğümüzde onun bizi sevmesi için elimizde olan her şeyi vermeye hazır oluyoruz. Adelaide da tam olarak bunu yaptı; belki küçücük bir umutla, sevilirim düşüncesiyle elindeki her şeyi ortaya koydu. Ancak hikâyede asıl kırıcı olan, bu duyguların karşılık bulmamasıydı. Rory karakteri üzerinden şunu net bir şekilde hissettim: Geçmişte takılı kalan insanlar, başkalarının duygularıyla bu şekilde temas etmemeli. Kalbiniz geçmişteyken aklınız geleceğe ait olamaz. İnsanlar birer oyuncak değil; size duydukları sevgiyi, kendinizi tatmin etmek ya da boşluk doldurmak için kullanamazsınız. Bu yüzden Rory’nin, en ufak bir sevgi kırıntısını bile hak etmediğini düşünüyorum. Tüm bu karanlığın içinde Adelaide’ın en büyük şansı ise arkadaşlarıydı. Onlar her daim yanında oldular, onu yalnız bırakmadılar ve bu zor sürecin içinden birlikte çıkmasını sağladılar. Belki de hikâyenin en umut veren kısmı buydu. Bütün bunların sonunda kitap bana şunu hatırlattı: Hayatta hiçbir şeyi tam anlamıyla öngöremiyoruz. “Bu benim hayatımın aşkı” dediğimiz insandan en büyük darbeleri alabilirken, hiç ihtimal vermediğimiz biri gerçek bir hayat arkadaşına dönüşebiliyor. Hayat gerçekten çok karmaşık ve bir o kadar da sürprizlerle dolu.
Duygu ve Düşünce
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,883 okunma
3/10
·381 syf.··
2025 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 16:21
Yani gerçekten kötü bir kitaptı bence; “kötü çocuk–iyi kız” ilişkisinden bozma bir hikâye gibiydi. Kitapta üzüldüğüm tek karakter Simon oldu. Çocuğun çok güzel bir hayatı vardı, Roe ile tanıştı, sevildiğini düşündü ama Roe’nun aklında sadece Will vardı. Yazık yani… En sonunda resmen adamı kanser etmiş oldu. Özetle, bence kitabın alt metni şu: Aklınızda başka insanlar varsa ya onlarla devam edin ya da onları hayatınızdan çıkarmadan kimsenin hayatına dahil olmayın
Gece ve SonraClaire Daverley · Domingo Yayınevi · 20241,174 okunma
10/10
·352 syf.··
2025 10. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 20:54
Adalet’e okurken kocaman sarılmak istedim. Sevgisizliğin içinde, sevilmeyi bilmeden büyümüş Adalet; sevilmeyi bilmediği için kimseyi de sevememiş. Kimsenin hayatına dokunamamış, dokunmaktan korkmuş. Annesine dokunduğu an ise, aslında neden korkması gerektiğini acı bir şekilde anlamış. Adalet, ölümün tadını aldıktan sonra ilk günahının telafisinin peşine düşüyor ve hikâye de tam olarak burada başlıyor. Günahının bedelini bir noktada ödüyor; fakat herkesin birbirine kötü davrandığı bir evrende hangimiz gerçekten iyiyiz? Adalet, sevgisiz büyüdüğü o evde sevgisizliği bir kötülükle dışarı vurduğunda suçlu olan kimdi? Adalet mi, yoksa ona sevgiyi hiç tattırmayan ailesi mi? Bilmiyorum… Hepimiz aynı sistemin parçalarıyız; sevgisizliğimizle kötülük doğuruyor, ölümün kokusunu aldığımızda ise önce iyiliğe koşuyoruz. Bu koşuşturmanın içinde ne kendimizi sevebiliyoruz ne de başkalarını… Sonunda kendi iç savaşımıza yenik düşüp bir zeytin tanesi gibi dalımızdan kopuyor, toprağa karışıyoruz. “İşte bu da senin hikayendi. Artık üzülme, geçti” Bu hayatta son gördüğüm, tepeden gelen kuvvetli bir ışık ve gözlerimi dünyadan temizleyen bir damla gözyaşıydı. Sonra ben öldüm…
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,4bin okunma
2/10
·336 syf.··
2025 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 13:24
Kitaba büyük bir merakla, seveceğimi düşünerek başlamıştım; fakat oldukça yanılmışım. İlk sayfalardan itibaren hikâye bana ciddiyetten çok uzak, hatta yer yer komik geldi. Belki 16 yaşındaki halim bu kitabı severdi ama şu anki bakış açımdan oldukça yüzeysel buldum. Kitabın “aşk” üzerine kurulu olduğu söylense de, bana göre burada anlatılan şey aşk değil, yalnızca büyüme çabasıyla karışmış bir kimlik arayışı. Karakter, “yetişkin” olabilmek için kendini erken yaşta alkol ve geçici ilişkilerle tanımlıyor; bunu da aşk olarak nitelendiriyor. Arkadaşlık ilişkilerinde de benzer bir yüzeysellik var: en yakın arkadaşına karşı hissettiği şeyin “kaybetme korkusu” değil, açıkça kıskançlık olduğunu düşünüyorum. Eğer sadece vakit geçirmek için bir şeyler okumak istiyorsanız tercih edilebilir, ama “aşk” ve “arkadaşlık” üzerine derinlikli bir metin arıyorsanız, çok daha iyi alternatifler var.
Aşk Hakkında Bildiğim Her ŞeyDolly Alderton · Ren Kitap · 2025235 okunma