Esra Kovancılar

..ateistler ve mizoteistler ve onlar gibi olanlar, perdelenmiş bir ben merkezcilik/enaniyet ile karşı karşıyalar. Bu, dünyayı kendilerininki dışında hiçbir bakış açısından görmemek için hususi gayret gösterdikleri anlamına geliyor. Fakat bunu yaparken bir tür hissi ve manevi bir yanılgıya düşüyorlar. Tanrı' yı insan biçimine sokuyorlar(antropomorformizm) ve O'nu kıt bir insana ceviriyorlar. Tanrı da dünyayı bizim gördüğümüz gibi görmeli, kötülüklere son vermeli...diye düşünüyorlar.
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Esra Kovancılar
Tabiki. Kutsal metinlerde de durum böyle ancak Tanrıyı anlamak için insandan hareket etmek sart, böyle olmasaydı Tanrıyı tanımlayamaz adlandirmazdik. Ancak bu, Tanrının askinligina, insanustulugune halel getirmez. Burda eleştirilen durum Tanrının askinliginin kabul edilmemesi salt insanbicimine indirgenmesi.
''Yağmur yağdığı için evde kalmakla dışarı çıkmanız yasaklandığı için evde kalmak aynı şey değildir'' diyor Sartre "Varlık ve Hiçlik''te. Başka insan kalmadığı için ona mecbur kalmakla, onun gibi onlarcası olsa da onunla olmayı tercih etmek arasındaki fark gibi.
büşra isimli okura yanıt verildi
Esra Kovancılar
Tesekkurler 😊
Izdırabımız aşkın eseri değil, aşk sonsuz ızdırabımızın çocuğudur; onun kendine bir mevzu bulmasıdır; varlıklardan birine bağlanarak kendindeki taşkın denize bir sükûn, muvakkat bir istirahat aramasıdır.
Zehra çelik isimli okura yanıt verildi
Esra Kovancılar
Kitaplardan alıntılara yönelik diye biliyorum.